Bakan Kacır, yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı liderliğinde Türkiye'nin küresel bir üretim ve teknoloji üssü haline geldiğini vurguladı. İmalat sanayisinin öncülüğünde, 23 yılda ihracatın 36 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştığını ifade etti.
Kacır, Avrupa Birliği'nin küresel imalat sanayi katma değerindeki payının 2004'te yüzde 25 iken şimdi yüzde 15'e gerilediğini belirtti. Türkiye'nin ise aynı dönemde payını yüzde 0,7'den yüzde 1,3'e yükselttiğinin altını çizdi.
Geçtiğimiz yıl otomotiv üretiminin 1 milyon 446 bin adet olduğunu açıklayan Bakan, 41,5 milyar dolarlık ihracatla rekor kırıldığını duyurdu. 2026'nın ilk iki ayında da otomotiv ihracatında olumlu bir tablo görüldüğünü söyledi.
Ticari araç ve otobüs üretiminde Türkiye'nin Avrupa'nın lideri olduğunu, otomotiv üretiminde ise ilk beş oyuncu arasında yer aldığını kaydetti. Bakanlık olarak sektörün rekabetçiliğini destekleyecek adımlar attıklarını belirtti.
Son 23 yılda, otomotiv sektörüne yönelik 169 Ar-Ge merkezi, 36 tasarım merkezi ve teknoparklardaki 132 firmanın projelerinin desteklendiğini aktardı. TÜBİTAK eliyle 3 bin 205 projeye ve 3 bin 220 bilim insanına 32,9 milyar lira kaynak sağlandığını açıkladı.
Yatırım teşvikleriyle, otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının 3 bin 760 projesinin önünün açıldığını ve bu projelerin toplam yatırım büyüklüğünün 1,2 trilyon lira olduğunu ifade etti.
Dünyada elektrikli araç satışlarının son beş yılda 6,7 milyondan 21 milyona çıktığını, pazar payının yüzde 8'den yüzde 20'nin üzerine yükseldiğini söyledi. Türkiye'de ise elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların pazar payının yüzde 0,5'ten yüzde 22,1'e ulaştığını bildirdi.
Bu oranın 2030 yılında yüzde 35'i aşmasının öngörüldüğünü dile getirdi. Türkiye'nin, otomotiv sektörünün mobilite ekosistemine dönüşümüne liderlik etme vizyonuyla hareket ettiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı'nın yerli otomobil çağrısının ardından elektrikli ve akıllı otomobil Togg'un milletle buluşturulduğunu hatırlattı. Bugüne kadar 93 binden fazla Togg'un yollara çıktığını ve markanın Almanya'ya ihracata başladığını ifade etti.
Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı sayesinde, yurt genelindeki hızlı şarj noktası sayısının üç yılda 8 katına çıkarıldığını açıkladı. 41 bin 500 şarj bağlantı noktası ile kesintisiz ve güvenli bir şarj ağına sahip olunduğunu belirtti.
HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında, ilk 6 çağrıdan 2'sinin doğrudan otomotiv sanayisine yönelik kurgulandığını duyurdu. Elektrikli Araçlar Çağrısı ve Batarya Üretimi Çağrısı ile kapsamlı teşvik paketleri sunulduğunu aktardı.
Made in EU (AB'de Üretilmiş) düzenlemesinin sektöre olumsuz etki etmemesi için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi. Mevcut taslağın, Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye'yi de kapsadığını ve önemli bir mesafe kaydedildiğini belirtti.
Yasalaşma sürecinde teknik detayları yakından takip ettiklerini, Avrupa Komisyonu ve AB üyesi ülkeler nezdinde diplomatik girişimlerde bulunduklarını ifade etti. Türkiye'nin Avrupa değer zincirlerindeki kritik rolünü muhataplarına hatırlattıklarını kaydetti.
Gümrük Birliği ruhuna uygun şekilde, Avrupalı dostlarla iş birliğini daha ileri bir noktaya taşıyacaklarına inandığını sözlerine ekledi. Program, Tedarik Sanayi Başarı Ödülleri'nin sahiplerine takdim edilmesiyle sona erdi.
Türkiye'nin otomotiv sektöründeki bu başarısı ve elektrikli dönüşüm hedefleri hakkında ne düşünüyorsunuz?