Tarar, Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye'nin talebi doğrultusunda, Afganistan'a yönelik askeri operasyonları geçici olarak askıya aldıklarını ifade etti. Bu geçici durdurma kararının, 18 Mart gece yarısından itibaren başlayacağını ve 23 Mart'ı 24 Mart'a bağlayan gece yarısına kadar süreceğini belirtti.
Ancak Bakan Tarar, bu süre zarfında Pakistan sınırları içerisinde herhangi bir saldırı veya terör olayı meydana gelmesi durumunda, operasyonların derhal yeniden başlayacağının altını çizdi. Bu açıklama, ateşkesin koşullu bir nitelik taşıdığını ortaya koydu.
Afganistan yönetiminin sözcüsü Zabihullah Mücahid de aynı sosyal medya platformundan yaptığı açıklamayla, operasyonların geçici olarak durdurulduğunu teyit etti. Mücahid, bu kararın kardeş arabulucu İslam ülkelerinin taleplerine bir yanıt olduğunu vurguladı.
Mücahid, "Suudi Arabistan, Türkiye ve Katar dahil olmak üzere kardeş arabulucu İslam ülkelerinin taleplerine yanıt olarak da alınmıştır. Afganistan, bu dost arabulucu ülkelerin iyi niyeti ve yapıcı çabaları için müteşekkirdir." ifadelerini kullandı. Aynı zamanda, ülkelerine yönelik herhangi bir tehdit halinde kararlı bir şekilde yanıt vereceklerini de ekledi.
Bu son gelişmeler, iki ülke arasında Şubat ayı sonlarında tırmanan gerilimin ardından yaşanıyor. Pakistan, 22 Şubat'ta, Pakistan Talibanı (TTP) tarafından düzenlendiğini açıkladığı bombalı saldırılara cevaben, Afganistan sınır hattındaki 7 noktayı "terör kampı" olarak nitelendirerek hedef almıştı.
Afganistan yönetimi ise 26 Şubat tarihinde, sınır hattı boyunca İslamabad'a ait askeri tesislere yönelik saldırılar düzenlemişti. Pakistan da bu saldırılara misilleme olarak Kabil'de ve sınır bölgesinde bazı hedefleri vurmaya başlamıştı.
İki komşu ülke, daha önce de Ekim 2025'te benzer bir gerilim yaşamıştı. Taraflar, Kasım 2025'te ateşkes detaylarını görüşmek üzere İstanbul'da bir araya gelmiş, ancak bu müzakereler sonuçsuz kalarak askıya alınmıştı.
Temel anlaşmazlık noktası, İslamabad'ın, TTP'nin Afganistan'da mevzilendiği ve saldırılarını buradan organize ettiği yönündeki iddialarından kaynaklanıyor. Afganistan yönetimi ise bu iddiaları sürekli olarak reddediyor.
Bölgedeki bu geçici sakinleşme döneminin kalıcı bir çözüme dönüşebileceğini düşünüyor musunuz?
Ancak Bakan Tarar, bu süre zarfında Pakistan sınırları içerisinde herhangi bir saldırı veya terör olayı meydana gelmesi durumunda, operasyonların derhal yeniden başlayacağının altını çizdi. Bu açıklama, ateşkesin koşullu bir nitelik taşıdığını ortaya koydu.
Afganistan yönetiminin sözcüsü Zabihullah Mücahid de aynı sosyal medya platformundan yaptığı açıklamayla, operasyonların geçici olarak durdurulduğunu teyit etti. Mücahid, bu kararın kardeş arabulucu İslam ülkelerinin taleplerine bir yanıt olduğunu vurguladı.
Mücahid, "Suudi Arabistan, Türkiye ve Katar dahil olmak üzere kardeş arabulucu İslam ülkelerinin taleplerine yanıt olarak da alınmıştır. Afganistan, bu dost arabulucu ülkelerin iyi niyeti ve yapıcı çabaları için müteşekkirdir." ifadelerini kullandı. Aynı zamanda, ülkelerine yönelik herhangi bir tehdit halinde kararlı bir şekilde yanıt vereceklerini de ekledi.
Bu son gelişmeler, iki ülke arasında Şubat ayı sonlarında tırmanan gerilimin ardından yaşanıyor. Pakistan, 22 Şubat'ta, Pakistan Talibanı (TTP) tarafından düzenlendiğini açıkladığı bombalı saldırılara cevaben, Afganistan sınır hattındaki 7 noktayı "terör kampı" olarak nitelendirerek hedef almıştı.
Afganistan yönetimi ise 26 Şubat tarihinde, sınır hattı boyunca İslamabad'a ait askeri tesislere yönelik saldırılar düzenlemişti. Pakistan da bu saldırılara misilleme olarak Kabil'de ve sınır bölgesinde bazı hedefleri vurmaya başlamıştı.
İki komşu ülke, daha önce de Ekim 2025'te benzer bir gerilim yaşamıştı. Taraflar, Kasım 2025'te ateşkes detaylarını görüşmek üzere İstanbul'da bir araya gelmiş, ancak bu müzakereler sonuçsuz kalarak askıya alınmıştı.
Temel anlaşmazlık noktası, İslamabad'ın, TTP'nin Afganistan'da mevzilendiği ve saldırılarını buradan organize ettiği yönündeki iddialarından kaynaklanıyor. Afganistan yönetimi ise bu iddiaları sürekli olarak reddediyor.
Bölgedeki bu geçici sakinleşme döneminin kalıcı bir çözüme dönüşebileceğini düşünüyor musunuz?