Cumhurbaşkanı, bu ateşkesi, büyük şehit lider Hamaney’in kanının meyvesi ve tüm halkın sahnedeki varlığının bir başarısı olarak nitelendirdi. Açıklamasında, diplomasi, savunma ve hizmet alanlarında birlikte durmaya devam edileceği mesajını verdi. Süreç, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlamıştı. İran’ın misillemeleri ve bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla tırmanan gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın 8 Nisan’da ateşkesi kabul ettiğini duyurmasıyla yeni bir aşamaya geçti. Trump yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın açılması şartıyla iki haftalık ateşkesi kabul ettiklerini ifade etti. Ayrıca İran’dan 10 maddelik bir teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel oluşturduğunu söyledi. Diğer yandan, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de bir açıklama yaparak, “İran’ın savaştaki hedeflerine ulaştığını” duyurdu. Konsey, nihai müzakerelerin İslamabad’da ve en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi. Bu diplomatik süreçte, Türkiye, Pakistan ve Mısır arabuluculuk rolü üstlendi. Bahsi geçen ülkeler, ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürdürülmesi ve bir sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi. Geçici ateşkese destek verdiğini açıklayan İsrail yönetimi ise, uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını öne sürdü. İsrail, bu gerekçeyle Lübnan’a yönelik saldırılarına devam ettiğini duyurdu. Bu gelişmeler ışığında, bölgede kalıcı bir barışın sağlanıp sağlanamayacağı konusundaki görüşünüz nedir? |
|