Arkadaşlar, bu artık dayanılmaz bir noktaya geldi. Pazar günü yarışı izlerken kendimi bir lastik mühendisi gibi hissettim, yarışçı değil! Pirelli lastikleri, bu seviyedeki bir mücadelede kullanılamayacak kadar tutarsız ve yapay bir çöp haline geldi. Biz yarış izlemiyoruz, lastik idaresi ve stratejisi izliyoruz! Bu neyin kafası?
Lastiklerin Diktatörlüğü
Max Verstappen bile, araba birinci, kendisi dünyanın en iyisi ama yarışın yarısında "Lastiklerim bitti!" diye bağırıyor. Bu ne rezalet? Pilotlar, lastiği %99 kapasiteyle kullanamıyor, sürekli "management" modundalar. Lastik, yarışın bir parçası olmalı, efendisi değil! Charles Leclerc'in yarışı, lastiklerin aniden "cliff"e uçmasıyla heba oluyor. Bu, spor değil, bir piyango.
Yapay ve Öngörülemez Performans
En büyük sorun şu: Aynı lastik, aynı araç, aynı pist koşulunda BİLE her seferinde farklı tepki veriyor. Takımlar simülasyonlarla, verilerle hazırlanıyor ama yarış günü lastik "bug"a giriyor. Bu, mühendisliğin ve pilotluğun değil, şansın öne çıkması demek. "Degradation" denen şey, stratejik bir unsur olmaktan çıkıp tam bir kara kutuya döndü.
Ne İzliyoruz Biz?
Red Bull'un dominasyonundan şikayet ediyoruz ama asıl sorun daha derin. Lastikler o kadar kırılgan ki, takımlar arasındaki performans farkını kapatmak için bile doğru düzgün dövüşemiyorlar. Biri öne geçiyor, diğeri lastiğini korumaya çalışıyor. Bu, Formula 1'in "en ileri teknoloji" ve "en yüksek düzeyde rekabet" iddiasıyla tamamen çelişiyor.
Sonuç olarak, Pirelli ve FIA, bu işi çözmezse, biz her Pazar Lastik Yönetimi Ligi izlemeye devam edeceğiz. Pilotlar savaşmıyor, lastik bekçiliği yapıyor. Bu kadar yapay ve belirsiz bir parametre, yarışın kaderini belirlememeli. Bana hak veriyor musunuz, yoksa ben mi çok abartıyorum? Siz ne diyorsunuz bu lastik rezaletine?
Max Verstappen bile, araba birinci, kendisi dünyanın en iyisi ama yarışın yarısında "Lastiklerim bitti!" diye bağırıyor. Bu ne rezalet? Pilotlar, lastiği %99 kapasiteyle kullanamıyor, sürekli "management" modundalar. Lastik, yarışın bir parçası olmalı, efendisi değil! Charles Leclerc'in yarışı, lastiklerin aniden "cliff"e uçmasıyla heba oluyor. Bu, spor değil, bir piyango.
En büyük sorun şu: Aynı lastik, aynı araç, aynı pist koşulunda BİLE her seferinde farklı tepki veriyor. Takımlar simülasyonlarla, verilerle hazırlanıyor ama yarış günü lastik "bug"a giriyor. Bu, mühendisliğin ve pilotluğun değil, şansın öne çıkması demek. "Degradation" denen şey, stratejik bir unsur olmaktan çıkıp tam bir kara kutuya döndü.
Red Bull'un dominasyonundan şikayet ediyoruz ama asıl sorun daha derin. Lastikler o kadar kırılgan ki, takımlar arasındaki performans farkını kapatmak için bile doğru düzgün dövüşemiyorlar. Biri öne geçiyor, diğeri lastiğini korumaya çalışıyor. Bu, Formula 1'in "en ileri teknoloji" ve "en yüksek düzeyde rekabet" iddiasıyla tamamen çelişiyor.
Sonuç olarak, Pirelli ve FIA, bu işi çözmezse, biz her Pazar Lastik Yönetimi Ligi izlemeye devam edeceğiz. Pilotlar savaşmıyor, lastik bekçiliği yapıyor. Bu kadar yapay ve belirsiz bir parametre, yarışın kaderini belirlememeli. Bana hak veriyor musunuz, yoksa ben mi çok abartıyorum? Siz ne diyorsunuz bu lastik rezaletine?