Görüşmede, Lavrov, ABD ve İsrail'in Buşehr Nükleer Santrali dahil İran'ın nükleer altyapısına yönelik saldırılarının kesinlikle kabul edilemez olduğunu vurguladı. Rus Bakan, bu saldırıların Rus personelinin güvenliği için riskler oluşturduğunu ve tüm bölge ülkeleri için feci çevresel sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
İki bakan ayrıca, Washington ve Tel Aviv'in kışkırttığı çatışmanın Hazar Denizi'ne de sıçramasından duydukları endişeyi dile getirdi. Lavrov, çatışmaların derhal sonlandırılması gerektiğini ve başta İran olmak üzere tüm tarafların meşru çıkarlarını dikkate alan siyasi bir çözüme ihtiyaç olduğunu belirtti.
Rus Bakan, bu tutumun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) de esas alınacağına dikkat çekti. Erakçi ise, İran'a diplomatik ve diğer destekler, özellikle de insani yardım sağlamasından dolayı Rus yönetimine minnettar olduğunu kaydetti.
İran Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre ise, Erakçi, ABD'nin İran'ın enerji altyapısına yönelik saldırı tehdidini, "açık bir savaş suçu ve soykırım örneği" şeklinde nitelendirdi. İranlı Bakan, "Böyle bir tehdit gerçekleştirilirse, İran'ın yanıtı hızlı ve kararlı olacaktır." ifadesini kullandı.
Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ilişkin İran'a yöneltilen suçlamalara da değinen Erakçi, "Hürmüz Boğazı'ndaki güvensizlik, ABD ve siyonist rejimin, İran'a karşı yasa dışı saldırılarının doğrudan bir sonucudur" değerlendirmesinde bulundu. İran Dışişleri Bakanı, uluslararası toplumun bu iki rejimi kanunsuzlukları ve suçlarından ötürü sorumlu tutması gerektiğini savundu.
Sizce bölgedeki gerilim, küresel bir krize dönüşme riski taşıyor mu?