Lavrov, sadece İran'ın değil, ABD ve İsrail saldırganlığından zarar gören tüm Körfez ülkelerinin menfaatlerini koruduklarını ifade etti. Rus diplomat, Tahran yönetimi ile olan askeri ve teknik iş birliği anlaşmalarına da atıfta bulundu ve bu konudaki iddiaları değerlendirdi.
Değerlendirmesinde, İran'a belirli askeri ürünlerin tedarikini sağladıklarını kabul eden Lavrov, bununla birlikte istihbarat desteği verdikleri yönündeki suçlamaları kesinlikle reddettiklerini kaydetti. Lavrov, bu açıklamalarıyla Rusya'nın pozisyonunu netleştirmiş oldu.
Orta Doğu'da konuşlu Amerikan üslerinin konumlarının herkesçe bilinen bir sır olmadığını belirten Lavrov, bu üslerin uydu ve istihbarat verisi toplamak amacıyla kullanıldığını aktardı. Bu nedenle, Tahran yönetiminin söz konusu üsleri hedef almasını şaşırtıcı bulmadığını sözlerine ekledi.
Lavrov, Amerikalıların kendi askerlerini bu üslerden önceden tahliye etmesinin, başlarına ne geleceğini bildiklerinin bir göstergesi olduğunu savundu. Rusya Dışişleri Bakanı, ABD'nin başlattığı bu saldırganlıkla Arap müttefiklerini yüzüstü bırakarak onlara ihanet ettikleri görüşünü dile getirdi.
Sizce uluslararası hukuk çerçevesinde ittifak anlaşmaları, bir ülkeyi diğerinin askeri operasyonlarında ne ölçüde sorumlu kılar?