İsmini Latince “her zaman çalışır” anlamına gelen “Semper it” ifadesinden alan marka, bu yaklaşımı zorlu hava ve yol koşullarında kendini kanıtlayan ürünleriyle somut bir vaade dönüştürüyor.
120. yılında olan Semperit, geçmişten gelen mühendislik birikimini geleceğin mobilite ihtiyaçlarına uyarlayan, sürdürülebilir ve yüksek verimli lastik çözümleriyle büyümesini sürdürüyor.
Marka, binek otomobil, van, kamyon ve otobüs segmentlerinde ürün yelpazesini genişletmeye odaklanıyor. Yeni dönem stratejisi, özellikle elektrikli araçların ihtiyaç duyduğu düşük yuvarlanma direnci ve yüksek tork dayanımına uygun tasarımlar geliştirilmesine dayanıyor.
Bunun yanı sıra, hem ticari hem de bireysel kullanıcılar için maliyet verimliliği sağlayan yüksek kilometre performanslı ve uzun ömürlü lastik teknolojileri üzerine yoğunlaşılıyor.
Tüm bu teknolojik gelişimler, markanın EMEA bölgesindeki kilit pazarlarda bilinirliğini ve satış ağını güçlendirme vizyonuyla paralellik gösteriyor.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Alp Alt Bölgesi Pazar Müdürü Daniel Freund, "Semperit, zorlu koşullar altında güvenilir performans demek. Biz de tutarlı bir şekilde bu profili geliştiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Freund, "Avrupa'daki varlığımızı güçlendiriyor ve kilit segmentlerdeki portföyümüzü genişletiyoruz. Hedefimiz net: Güçlü bir marka kimliğiyle sürdürülebilir büyüme" diyerek stratejilerini özetledi.
Sizce otomotiv endüstrisinin geleceğinde, Semperit gibi köklü markaların en büyük avantajı teknolojik yenilik mi yoksa güvenilirlik algısı mı olacak?