Škoda Auto CEO’su Klaus Zellmer, şirketin finansal sonuçlar ve pazar konumu bakımından tarihi bir dönemden geçtiğini vurguladı. Zellmer, “Škoda’nın finansal parametreleri markanın 130 yıllık tarihindeki en iyi seviyeye ulaştı. 2022’de Avrupa’da 10’uncu sıradaydık, bugün ise ilk 3 içindeyiz” dedi.
Aynı zamanda 1 milyon adetlik üretim ve satış eşiğinin de geride bırakıldığını belirten Zellmer, bu başarının arkasında güçlü satış performansı olduğunu ifade etti. Markanın Avrupa’da yükselen bir konumda olduğunu, ancak yalnızca bu kıtaya bağlı kalmadığını, Avrupa dışı pazarları da iş modelinin ikinci ayağı olarak güçlendirdiklerini sözlerine ekledi.
Zellmer, markanın başarısında en önemli etkenlerden birinin esnek ürün stratejisi olduğunun altını çizdi. Škoda’nın sadece regülasyonlara uyum sağlamak için değil, müşteri taleplerine yanıt veren ürünler geliştirerek başarıya ulaştığını aktardı.
Bu yaklaşımın üretim esnekliği ile desteklendiğini vurgulayan Zellmer, Mladá Boleslav fabrikasında Elroq, Enyaq ve Octavia modellerinin aynı hat üzerinde üretilebildiğini kaydetti. Ürün stratejisinde tam elektrikli dönüşüm kadar esnekliğin de kritik olduğunu belirtti.
Fabia, Scala ve Kamiq gibi modellerde mild hybrid motorlar sunacaklarını açıklayan Zellmer, bunun rekabet güçlerini artıracağını söyledi. Plug-in hibrit seçenek olarak ise Superb, Kodiaq ve Octavia modellerinin tercih edilebileceğini ifade etti.
Ayrıca Octavia modelinde 1.5 litrelik tam hibrit motoru sunacaklarını duyuran Zellmer, Karoq için tamamen yeni nesil bir araç geliştirdiklerini müjdeledi. Bu aracı gelecek yıl sonunda tanıtacaklarını ve 2028 yılında satışa sunacaklarını bildirdi.
Yeni Karoq’un, Kodiaq ile aynı platformu paylaşacağını ve benzer güç ünitelerine sahip olacağını belirten Zellmer, tam elektrikli dönüşüm hızının yavaşladığı mevcut pazarda bu esnekliğin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Škoda Auto CEO’su Klaus Zellmer, açıklamalarında Türkiye pazarına dair önemli vurgular da yaptı. Markanın son 15 yılda önemli ölçüde değiştiğini ve bunun müşteri profiline yansıdığını söyledi.
Avrupa’da 3’üncü sıraya yükselen markanın büyüme kaynağının, geçmişte Škoda’ya yönelmesi beklenmeyen müşteri gruplarından geldiğini aktaran Zellmer, özellikle elektrikli araç tarafında müşteri profilinin ciddi şekilde değiştiğini ifade etti.
Modern Solid tasarım dilinin Elroq, Enyaq, Epiq ve Peaq modelleriyle tamamen görünür hale geldiğini belirten Zellmer, bu ayırt edici dilin markayı ileri taşıdığını kaydetti. Dönüşümün sadece ürünlerle sınırlı olmadığını, tüm değer zincirine yayıldığını vurguladı.
Türkiye özelinde Yüce Auto ve bayi ağının, müşteri ilgisi ve memnuniyeti açısından çok güçlü bir performans gösterdiğini söyleyen Zellmer, müşterilerin hala fiyat-fayda dengesine baktığını ancak artık çok daha farklı markalardan Škoda’ya geldiklerini dile getirdi.
Zellmer’in Türkiye pazarına dair en dikkat çekici mesajlarından biri Superb sedan modeli hakkında oldu. “Superb sedan üretiminin yarısı Türkiye’ye gönderiliyor. Bu araç adeta Türkiye için geliştirildi ve üretiliyor. Bunu gerçekten takdir ediyoruz” şeklinde konuştu.
Küresel ölçekte SUV ve crossover araçlara doğru net bir yönelim olduğunu da sözlerine ekleyen Zellmer, halihazırda lider oldukları Octavia ve station wagon gövde tipi gibi alanlarda konumlarını korumaya ve güçlendirmeye çalıştıklarını ifade ederek açıklamalarını sonlandırdı.
Sizce Škoda'nın elektrikli dönüşümdeki esnek stratejisi, otomobil sektöründeki rekabette onu öne çıkarır mı?