Yedi hafta süren yargılama ve sekiz günlük müzakere sürecinin ardından jüri, teknoloji devlerinin ihmalkar davrandığına ve riskleri bildikleri halde kullanıcıları uyarmadıklarına hükmetti. Mahkeme, şirketlerin toplamda 3 milyon dolar tazminat ödemesine karar verdi. Kaley'in uğradığı zararda Meta yüzde 70, YouTube ise yüzde 30 oranında kusurlu bulundu. Jüri ayrıca, Meta’nın 2,1 milyon dolar, YouTube’un ise 900.000 dolar ek cezai tazminat ödemesini önerdi. Aynı davada suçlanan Snap ve TikTok’un ise yargılama başlamadan önce davacıyla uzlaşmaya vardığı belirtildi. Hem Meta hem de YouTube karara itiraz edeceklerini açıkladı. Meta yaptığı açıklamada, ergen ruh sağlığının karmaşık bir konu olduğunu ve tek bir uygulamaya bağlanamayacağını savunarak, gençleri koruma konusundaki kayıtlarına güvendiklerini ifade etti. YouTube ise platformun bir "sosyal medya sitesi" değil, sorumlulukla inşa edilmiş bir "yayın platformu" olduğunu iddia ederek, kararın YouTube'u yanlış anladığını savundu. Bu tarihi karar, sosyal medya şirketlerine karşı açılmış 1.500'den fazla benzer dava için bir emsal teşkil edebilir. Hukukçular, bu süreci tütün endüstrisinin on yıllar önce yaşadığı "Big Tobacco" anına benzetiyor. Mahkemede sunulan belgeler, Meta’nın uzmanların uyarılarına rağmen dış görünüşü değiştiren "güzellik filtreleri"ne kasten izin verdiğini ortaya koydu. Instagram Başkanı Adam Mosseri, bu filtrelerin kullanımının "sorunlu" olabileceğini ancak "klinik olarak bağımlılık yapıcı" olmadığını savunurken; YouTube mühendislik başkan yardımcısı Cristos Goodrow, kendi çocuklarının platformu saatlerce kullanmasının "iyi bir şey" olduğuna inandığını söyledi. Sosyal medya platformlarının gençlerin ruh sağlığı üzerindeki sorumluluğu konusunda siz ne düşünüyorsunuz? |
|