| İletişim Başkanlığı tarafından İstanbul'da düzenlenen STRATCOM Zirvesi 2026 kapsamında, "Arabuluculuk Sürecinde Aktörler ve Lider Diplomasisi" başlıklı bir panel yapıldı. Panele Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Sultan Raev, İngiltere Lordlar Kamarası Üyesi Baroness Fiona Hodgson ve Mısır Senato Üyesi Rania Sedky konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise Milli İstihbarat Akademisi (MİA) Başkanı Prof. Dr. Talha Köse üstlendi. Zirvede, küresel arabuluculuk süreçlerinde farklı aktörlerin rolleri ve lider diplomasisinin önemi masaya yatırıldı. Sultan Raev, konuşmasında Türk coğrafyasının özel bir yapıya sahip olduğunu ve ülkelerin sadece komşu olmadığını, aynı zamanda ortak kültür, dil ve tarih paylaştığını vurguladı. Türk devletleri arasındaki lider diplomasisinin de bu ortak temelden güç aldığını ifade etti. Raev, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk milletine mensup toplumlara yönelik pozitif yaklaşımını ve Hataylı depremzedelerin Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in davetiyle misafir edilmesini örnek gösterdi. Bu tür uygulamaların "kardeşliğin diplomasiye yansıması" olduğunu belirtti. TÜRKSOY'un Türk toplumlarını birbirine yaklaştıran bir kurum olduğunun altını çizen Raev, kurulan bu görünmez köprülerin liderlerin en güçlü dayanağı haline geldiğini kaydetti. Raev ayrıca, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT)'nin bugün bölgesel istikrar açısından stratejik bir aktör olduğunu dile getirdi. Baroness Fiona Hodgson ise konuşmasında, dünya genelinde devam eden birçok çatışmaya dikkat çekti. Kadınların çatışma bölgelerine çok yakın yerlerde yaşadığını belirterek, "Bugün bir kadın olmak, bir asker olmak kadar zor." ifadesini kullandı. Hodgson, kalıcı barışın sağlanabilmesi için kadınların barış anlaşmalarına dahil edilmesinin kritik önem taşıdığına değindi. Mevcut istatistiklere göre, kadınların müzakerelere ve barış anlaşmalarına katılım oranının hala çok düşük seviyede olduğunu vurguladı. "Kadınlar, barış sürecine dahil edilmedikçe tehlike altında yaşamaya devam edecekler." diyen Hodgson, bu konuda acilen somut adımlar atılması gerektiğinin altını çizdi. Mısır Senato Üyesi Rania Sedky de konuşmasında, Mısır'ın bulunduğu Orta Doğu bölgesinde son yüzyılda birçok savaş yaşandığını hatırlattı. "Barış, savaşlarla elde edilen bir kavram değil, her iki taraf da savaşta kaybediyor." şeklinde konuştu. Sedky, savaşların yalnızca can kayıplarına değil, ağır ekonomik ve finansal kayıplara da yol açtığını belirtti. Örnek olarak, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın sadece tarafları değil, tüm küresel düzeni etkilediğini ifade etti. Savaşın etkilerinin bölgeyle sınırlı kalmayıp Avrupa ülkelerini de yıllarca etkileyebileceği uyarısında bulunan Sedky, uluslararası toplumu savaşa karşı harekete geçmeye çağırdı. Sedky, Mısır, Türkiye, Katar ve Pakistan'ın savaş süreçlerindeki arabulucu rollerini övdü. Ayrıca, bir savaşın ekonomi, kalkınma ve enerji tedariği açısından Rusya ve Çin'i tehdit etmesi halinde, bu ülkelerin de duruma müdahale edebileceği öngörüsünde bulundu. Sizce küresel barışın inşasında en etkili araç, güçlü lider diplomasisi mi yoksa kapsayıcı çok taraflı müzakereler mi? |
|