Açıklamada, “Üretimden teslimata, sahadaki gücümüz TAYFUN, SOM. Aziz milletimizin güven ve refahı için çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.” ifadelerine yer verildi. Bu mesaj, milli savunma sistemlerinin tedarik sürecindeki kararlılığı ortaya koydu. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de konuya ilişkin bir değerlendirme yaptı. İkinci, mutlak caydırıcılığın sahada olduğunu belirterek, sistemlerin her aşamasında Türk mühendisliği imzası taşıdığını ifade etti. TAYFUN füzesi, derinlikteki hedeflerde etkili olacak şekilde ve yüksek güvenilirlik seviyesiyle geliştirildi. Sistemin, kısa atışa hazır hale gelme süresi ve ateş gücünün hızla kaydırılabilmesi, lojistik kolaylık ve harekat esnekliği sağlıyor. Ayrıca füzenin, küresel konumlama sistemi karıştırmalarına karşı elektronik harp dayanımının da yüksek olduğu bildirildi. Hipersonik seyir hızı sayesinde hava savunma tehditlerinden etkilenmeyen TAYFUN, yüksek vuruş hassasiyetiyle de dikkat çekiyor. Türkiye’nin en uzun menzilli ve milli imkanlarla üretilen balistik füzesi olan TAYFUN, hava savunma sistemleri, komuta kontrol merkezleri ve stratejik hedefler başta olmak üzere çeşitli noktalara karşı etkili olarak tasarlandı. Öte yandan, SOM Seyir Füzesi ise muharebe sahası derinliklerinde, yoğun korunan kara ve hareketli deniz hedeflerine karşı kullanılıyor. Füze, hava savunma sistemlerinin menzili dışından havadan karaya/satha atılabiliyor. 250 kilometrelik menzile sahip olan SOM, çeşitli harp başlığı ve donanım konfigürasyonlarına sahip. Bu özellikleriyle sistem, hem insanlı hem de insansız hava platformları ile uyumlu bir şekilde görev yapabiliyor. SOM’un, sabit kara hedefleri, su üstü hedefler, sığınaklar, hava savunma bataryaları ve gemilere karşı yüksek etkinlik sağladığı ifade ediliyor. Her iki füze sisteminin de Türk savunma sanayisindeki kritik rolüne dikkat çekiliyor. Bu gelişmeler, Türkiye'nin savunma alanındaki yerli ve milli kabiliyetlerinin gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? |
|