Hürmüz Boğazı'na ilişkin gelişmelerin Trump'ı rahatsız ettiği belirtilen haberde, savaşın finansal sonuçlarının öngörülüp öngörülemediği tartışılıyor. Ekonomist Muhammet Bayram konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bayram'a göre, Trump'ın İsrail Başbakanı Netanyahu ile yaptığı açıklamalar birbiriyle uyumlu değil. Netanyahu'nun "Biz karadan gireceğiz" ifadesine karşılık Trump, "Biz kara operasyonu yapmayacağız" açıklamasını yaptı.
Bu savaşın başlangıçta Amerika'ya maliyeti olmaması gerektiği Trump'ın hesabındaydı. Ancak gerçekler beklenildiği gibi gelişmedi. Trump'ın ekonomik nedenlerle bu savaşa dahil olduğu, İsrail'in Büyük Orta Doğu Projesi ve Arz-ı Mevut Projesi ile bağlantılı olduğu iddia ediliyor.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'ya yönelik operasyonun, Çin'in Venezuela petrolünü alması nedeniyle gerçekleştirildiği öne sürülüyor. Benzer bir planın, Çin'in en büyük petrol tedarikçisi olan İran için de düşünüldüğü belirtiliyor.
Trump'ın, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yüz yüze görüşmeyi ertelediği ve bunun nedeninin savaşın maliyeti olduğu ifade ediliyor. İran'ın son hamlelerinin bu süreçte kritik bir rol oynadığı vurgulanıyor.
Petro-dolar sisteminin çökme ihtimali ile karşı karşıya olan ABD için bu durumun ciddi sonuçları olabileceği kaydediliyor. İran petrolünün Çin yuanı üzerinden satılması halinde, doların küresel petrol ticaretindeki hakimiyetinin sarsılabileceği değerlendirmesi yapılıyor.
Savaşın şu anda ABD'ye günlük 1 milyar dolar'dan fazla, toplamda ise yaklaşık 25 milyar dolar maliyeti olduğu belirtiliyor. Trump'ın son açıklamalarından, bu maliyetleri umursamıyor gibi göründüğü çıkarımı yapılıyor.
Japonya ile yapılan görüşmelerden yola çıkıldığında, Trump'ın şu anda savaşın maliyetini düşündüğü öne sürülüyor. Amerikan halkının savaşa desteğinin yüzde 20'nin altında olduğu ve ABD'li senatörlerin de tepki gösterdiği aktarılıyor.
Senatörler, savaşa ayrılan bütçenin, Amerikan vatandaşlarının sağlık ve eğitim sistemleri ile refahına harcanabileceğini savunuyor. ABD'nin savaşı finanse etmek için 200 milyar dolar'dan fazla borçlanma ihtiyacı olduğu ifade ediliyor.
Sizce Trump'ın "kör öfke" olarak nitelendirilen politikaları, ABD için gerçekten ekonomik bir felaketin habercisi olabilir mi?