Kadroda yer alan Mert Öztürk ise, Vietnam'da yeni sezon çekimlerinde olduğu için bu davette bulunamadı. Programın sunucusu Giray Altınok, dünya çapında ilgi gören bu formatın Türkiye'deki sunuculuğunu yapmaktan büyük keyif aldığını ifade etti.
Altınok, yarışmanın çok hareketli ve heyecanlı olduğunu vurgulayarak, televizyonda bu kadar geniş çaplı ve büyük bütçeli bir sosyal deneyi izlemenin çok mümkün olmadığını söyledi. Giray Altınok, bu nedenle formatın dünyada izlenme rekorları kırdığını belirterek, izleyicilere işin tadını çıkarmalarını tavsiye etti.
Yarışmacılardan Saadet Özsırkıntı yaşadığı deneyimi anlatırken, tanımadığı 20 kişiyle bir kalenin içinde şüphe içinde günler geçirmenin çok enteresan olduğunu söyledi. Özsırkıntı, durumu çok güzel ama aynı zamanda psikolojik olarak çok zorlayıcı bulduğunu ve bir an önce programı izlemek istediğini ekledi.
Selim Yuhay ise yarışmayı Türkiye'de yapılmış en ilginç projelerden biri olarak nitelendirdi. Çekimlerin üzerinden aylar geçmesine rağmen aynı duyguları hissettiklerini belirten Yuhay, bazı arkadaşlarının hala psikolojik tedavi gördüğünü söylediklerini ifade ederek bir itirafta bulundu.
Aktör Cem Avnayim deneyimi "rüya gibi" olarak tanımladı. En sevdiği gizli kimlik oyunlarını, normalde bir masada oynarken, bu kadar büyük bir prodüksiyonla bir kalede oynamanın rüya gibi bir deneyim olduğunu vurguladı.
İlkay Buharalı da kaleyi ve yarışma ortamını değerlendirerek, orada yaşamanın ve bir noktadan sonra yarışma olduğunu unutmanın anlatılmaz bir durum olduğunu söyledi. Buharalı, izleyicilerin de programı izlediğinde ne demek istediğini anlayacağını dile getirdi.
Hülya Uğur ise yıllar sonra ekranlara The Traitors Türkiye sayesinde döndüğünü ve mükemmel bir deneyim yaşadığını belirtti. Uğur, çok iyi bir proje beklediğini ve bu beklentisinin karşılandığını, ekibin mükemmel olduğunu ve farklı alanlardan bilinen isimlerin bir araya geldiği zengin bir kadro bulunduğunu aktardı.
Sunuculuğunu Giray Altınok'un üstlendiği The Traitors Türkiye; strateji, güven ve ihanet temaları üzerine kurulu. "İçlerinden bazıları göründükleri kadar masum değil" sözünün yer aldığı tanıtımlarıyla dikkat çeken yapım, şov dünyası ve sosyal medyadan ünlü isimleri bir araya getiriyor.
Yarışmada katılımcılar 'Hainler' ve 'Masumlar' olarak iki gruba ayrılıyor ve kimlikler yalnızca Hainler tarafından biliniyor. Yarışmacılar ortak görevleri tamamlayarak büyük ödül için mücadele ederken, kaledeki konumlarını korumak adına stratejik kararlar alıyor. Her bölümde artan gerilim ve sürpriz elemeler programın temel dinamiğini oluşturuyor.
The Traitors Türkiye'nin çekimleri, Brüksel'e yaklaşık bir saat uzaklıktaki Chateau Jemeppe'de gerçekleştirildi. Projede 120 Hollandalı, 50 Belçikalı ve 45 Türk’ten oluşan 215 kişilik uluslararası bir ekip görev yaptı.
Yarışmacılar İstanbul'dan Belçika'ya ayrı uçuşlarla getirildi ve tüm süreç boyunca kalede konakladı. Programın görsel dünyası, Türkiye'den getirilen çay bardakları, simitler ve İstanbul temalı tablolarla yerel dokunuşlarla zenginleştirildi.
The Traitors Türkiye, perşembe akşamları saat 20.00'de Kanal D ekranlarında izleyiciyle buluşacak.
Sizce bu kadar psikolojik gerilim içeren bir format, Türkiye izleyicisinden beklenen ilgiyi görecek mi?