Nihai mamul tüketimi de şubat ayında yıllık bazda yüzde 11,3 gibi kayda değer bir artışla 3,2 milyon tona yükseldi. Ocak-şubat dönemi toplamında ise tüketim, yüzde 4,1 artışla 6,7 milyon ton olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, iç piyasadaki talebin canlılığını ortaya koyuyor. Çelik ürünleri ihracatı, şubat ayında 2025'in aynı ayına göre miktar bazında yüzde 8,6 artışla 1,1 milyon ton oldu. Ancak ihracatın değer bazındaki performansı farklı bir tablo çizdi ve yüzde 9,2 azalışla 714,8 milyon dolar seviyesinde kaldı. Ocak-şubat dönemi toplam ihracat verileri ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla düşüş eğilimini gösterdi. Bu iki aylık dönemde ihracat, miktar bazında yüzde 13,5 azalarak 2 milyon tona, değer bazında ise yüzde 15,2 düşüşle 1,3 milyar dolara geriledi. İthalat tarafında ise şubat ayında dikkat çekici artışlar görüldü. İthalat miktarı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9 artışla 1,5 milyon tona çıkarken, ithalat değeri de yüzde 7,2 yükselişle 1 milyar dolar olarak hesaplandı. Ancak yılın ilk iki ayının genelinde ithalat, geçen yılın aynı dönemine kıyasla miktar yönünden yüzde 10,8 azalışla 2,7 milyon tona, değer yönünden de yüzde 11,7 düşüşle 1,9 milyar dolar seviyesine indi. Bu durum, dönemsel dalgalanmalara işaret ediyor. Son olarak, ihracatın ithalatı karşılama oranında bir gerileme yaşandı. Geçen yılın ocak-şubat döneminde yüzde 72,5 olan bu oran, bu yılın aynı döneminde yüzde 69,7 seviyesine düştü. Bu oran, dış ticaret dengesindeki değişimi net bir şekilde yansıtıyor. Sizce çelik sektöründeki bu üretim artışı ve dış ticaret dengelerindeki değişim, ekonominin geneli için ne ifade ediyor? |
|