Kışa doğal gaz depoları dolu giren Türkiye, geliştirdiği LNG altyapısı ve kaynak çeşitliliği sayesinde soğuk kış günlerini depolarına çok fazla ihtiyaç duymadan geride bırakırken, halihazırda depoların doluluk oranı yüzde 71 seviyesinde bulunuyor. Türkiye, küresel arz krizinin yaşandığı dönemde depolarını yeniden tam kapasiteyle doldurmak için çalışmalarına devam ediyor. Silivri Doğal Gaz Depolama Tesisi, halihazırda 4,6 milyar metreküp depolama kapasitesiyle hizmet veriyor. "Denizlerde Avrupa'daki en büyük depolama tesisi" unvanına da sahip olan tesisin kapasitesinin 2028'de 6 milyar metreküpe çıkarılması planlanıyor. Öte yandan, kapasitesi halihazırda 1,7 milyar metreküp olan Tuz Gölü Doğal Gaz Depolama Tesisi'nin kapasitesinin de 2032 yılında 8,5 milyar metreküpe çıkarılması hedefleniyor. Açıklamada, konuya ilişkin değerlendirmesine yer verilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, doğal gaz depolarındaki gaz miktarının normal şartlarda kış aylarından sonra azaldığını, yaz aylarında tekrar doldurularak gelecek kışa hazır hale getirildiğini belirtti. Bayraktar, "LNG alım kapasitemizi önemli ölçüde artırarak doğal gaz depolarımızın boş kalmasını önledik. Bu nedenle, kış aylarından çıkmamıza rağmen doğal gaz depolarımız yüzde 71 seviyesinde dolu vaziyette." ifadelerini kullandı. Bakan Bayraktar, dünyada yaşanan jeopolitik gerilimleri ve arz krizini yakından takip ettiklerini, gerekli adımları attıklarını vurguladı. Olası küresel şokların etkilerini en aza indirmek adına depoları yeniden tam kapasiteyle doldurmak üzere çalıştıklarını kaydetti. Bayraktar, doğal gaz depolarının kapasitesini artırmak için de çalıştıklarının altını çizerek, "Şu ana kadar yaptığımız çalışmalarla Silivri ve Tuz Gölü’nde toplam depolama kapasitemizi 6,3 milyar metreküpe çıkardık. Depolama konusundaki yatırımlarımızı sürdüreceğiz." dedi. Bakan, yapacakları yatırımlarla 2028 yılında, tüketilen doğal gazın en az yüzde 20'sini depolayabileceklerini de sözlerine ekledi. Sizce enerji arz güvenliğini sağlamada en kritik adım depolama kapasitesini artırmak mı, yoksa kaynak çeşitliliğini genişletmek mi? |
|