Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) projesinde ana yüklenici olarak dev bir deneyim kazanan IC Holding, nükleer alandaki tüm faaliyetlerini IC Nükleer ve Endüstri (ICN) çatısı altında birleştirdiğini duyururken, bu yapılanmanın yerli teknoloji hamlesinin merkez üssü olacağını açıkladı. Şirket, bu hamleyle nükleer teknoloji alanındaki bilgi birikimini ve mühendislik gücünü tek bir çatıda toplamayı hedefliyor.
ICN Genel Müdürü yaptığı açıklamada, yerli reaktör tasarımı için gerekli olan insan kaynağı, altyapı ve know-how’ın artık Türkiye’de mevcut olduğunu vurguladı. Bu birikimin, Akkuyu NGS’nin inşaat ve devreye alma süreçlerinde edinilen kritik tecrübelerle harmanlandığının altını çizdi.
Projenin ilk hedefi, orta ve küçük ölçekli modüler reaktör (SMR) teknolojileri üzerine odaklanmak. Bu reaktörler, geleneksel nükleer santrallere kıyasla daha kısa inşaat süreleri, daha düşük maliyetler ve yüksek güvenlik standartlarıyla öne çıkıyor. ICN mühendisleri, yerli SMR tasarımı için şimdiden konsept çalışmalarına başlamış durumda.
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) ile koordineli bir şekilde yürütülecek proje, sadece enerji üretimini değil, aynı zamanda nükleer tıp, endüstriyel uygulamalar ve ileri malzeme araştırmaları gibi alanlarda da teknolojik bir sıçrama yaratmayı amaçlıyor. Bu kapsamda, nükleer yakıt döngüsü üzerine de Ar-Ge faaliyetleri planlanıyor.
Yerli nükleer reaktör projesinin, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltmanın yanı sıra, yüksek teknoloji ihracatı yapabilen bir ülke konumuna gelmesi için de stratejik bir adım olduğu belirtiliyor. ICN, önümüzdeki dönemde uluslararası ortaklıklar ve know-how transferi anlaşmaları için de görüşmelere başlayacak.
Sizce Türkiye'nin yerli nükleer reaktör hedefi, enerji teknolojileri arenasında bir oyun kurucu olmasını sağlayabilir mi?