Edinilen bilgiye göre, olay 9 Şubat 2026 tarihinde Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan kalkışa hazırlanan VF 3222 sefer sayılı uçakta meydana geldi. Yolculardan biri, yanındaki kız kardeşini kabin memuruna göstererek, "Bu canlı bomba, bunu uçağa almayın" ifadesini kullandı. Bu sözler üzerine uçakta acil güvenlik prosedürleri devreye sokuldu. Tüm yolcular tahliye edildi ve emniyet güçleri tarafından uçakta kapsamlı bir bomba araması yapıldı. Yapılan detaylı incelemelerde herhangi bir patlayıcıya rastlanmadı. Ancak yaşanan bu olay nedeniyle sefer, yaklaşık 3 saatlik bir gecikmeyle gerçekleştirilebildi. Bu süreçte çok sayıda yolcu mağdur oldu ve uçuş programları aksadı. Olayın ardından gözaltına alınan iki kız kardeş, emniyetteki ifadelerinde bunun sadece bir "şaka" olduğunu ve üzerlerinde hiçbir patlayıcı bulunmadığını savundu. Şahıslar, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Hava yolu şirketi ise olayın ardından iki kardeşi bir yıl süreyle "kara liste"ye aldı ve uçuşlardan men etti. Bu tür olayların havacılık güvenliği açısından ciddi sonuçları olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Olay, şikayete bağlı olmayan suçlar kapsamında değerlendirildiği için savcılık tarafından resen soruşturma başlatıldı. Soruşturma sonucunda kamu davası açıldı ve iddianame hazırlandı. Hazırlanan iddianamede sanığın, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 223. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen "hava ulaşım aracının hareket etmesini engellemek" suçundan yargılanması ve cezalandırılması talep edildi. Dava, İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti, yapılan yargılama sonucunda kararını verdi. Sanığın eyleminin ulaşım güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye attığına hükmetti. Bu kapsamda mahkeme, sanığa 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi. Verilen cezanın istinaf mahkemesi tarafından onanması halinde, sanığın cezaevine girmesi bekleniyor. Öte yandan, hava yolu şirketinin de yaşanan gecikme ve oluşan ticari kayıp nedeniyle sanık aleyhine ayrıca maddi tazminat davası açmaya hazırlandığı öğrenildi. Şirket, uğradığı zararın tazmin edilmesini talep edecek. Sizce bu tür güvenlik tehdidi içeren şakalar için verilen cezalar caydırıcı oluyor mu? |
|