| HRW tarafından yapılan yazılı açıklamada, Netanyahu’nun yarın Macaristan’da düzenlenecek olan Muhafazakar Siyasi Eylem Konferansı (CPAC)’a katılmasının beklendiği ifade edildi. Açıklamada, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM)’nin 21 Kasım 2024 tarihinde Netanyahu ile dönemin İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında "Gazze’de işlendiği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar" nedeniyle yakalama kararı çıkardığı hatırlatıldı. UCM’ye taraf olan ülkelerin, haklarında böyle bir karar bulunan kişileri kendi topraklarına girmeleri halinde tutuklama yükümlülüğü bulunduğunun altı çizildi. Açıklamada sözlerine yer verilen HRW Uluslararası Adalet Araştırmacısı Alice Autin, Macaristan’ın UCM’den ayrılma sürecini başlatmış olmasına rağmen halen mahkemenin resmi üyesi olduğunu ve bu yükümlülüklerinin devam ettiğini vurguladı. Autin, "Bu yükümlülüğün ihlali cezasızlığı derinleştirir ve mağdurlar için adaletin sağlanmasını engeller." ifadesini kullandı. Netanyahu’nun Nisan 2025’teki Macaristan ziyareti sırasında da tutuklanmadığı ve UCM yargıçlarının bu durumu işbirliği yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirdiği de açıklamada hatırlatıldı. Aynı açıklamada, Avrupa Birliği (AB) kurumları ve üye ülkelerin, Macaristan’ın UCM ile işbirliği yapmamasına karşı yeterli adım atmadığı savunuldu. HRW, Brüksel yönetiminin daha net bir tutum almaya çağırıldığı açıklamada, AB ve UCM üyesi diğer ülkelerin Macaristan’a baskı yapması gerektiğini belirtti. Netanyahu’nun tutuklanmasının sağlanması ve uluslararası hukuk mekanizmalarına bağlılığın açık şekilde ortaya konması gerektiği kaydedildi. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Gazze Şeridi'nde işlendiği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle 21 Kasım 2024'te Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmıştı. Sizce uluslararası mahkemelerin çıkardığı yakalama kararları, siyasi liderlerin yurtdışı seyahatlerini ne ölçüde etkilemeli? |
|