Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

📍Uzmanlar Erzurum'da düzenlenen panelde Türkiye'nin deprem riski yüksek bölgelerini ve alınması gereken önlemleri masaya yatırdı. Türkiye Bili...

Panelde konuşan Bingöl Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Kenan Akbayram, Kuzey Anadolu Fayı'nda 1949 yılından başlayan bir deprem silsilesi yaşandığını belirtti. Akbayram, bu fayda batı yönlü bir deprem göçü olduğunu ve yaklaşık 50 yılda meydana gelen depremlerin fayın büyük kısmını kırdığını ifade etti.

Dr. Akbayram, kırılmayan iki bölge olduğunu vurgulayarak, bunlardan birinin İstanbul’un güneyindeki Marmara bölgesi, diğerinin ise Yedisu olduğunu söyledi. Yedisu Fayı'nda olacak bir depremin çok sayıda ili etkileyeceğini kaydeden Akbayram, bu illeri sıraladı.

"Erzurum, Erzincan, Tunceli, Elazığ’ın bir kısmı, Muş, Diyarbakır ve Bitlis etkilenebilir" diyen Akbayram, Yedisu'yu merkez üs kabul edersek yaklaşık 100-150 kilometrelik bir daire içinde etkili olabileceğini belirtti.

Akbayram ayrıca, 6 Şubat Kahramanmaraş depremleriyle 330 kilometrelik Doğu Anadolu Fay zonu'nun büyük kısmının kırıldığını hatırlattı. Kırılmayan tek yerin ise Palu ile Bingöl’ün Ilıcalar beldesi arasındaki kesim olduğunu ve buraya "Bingöl sismik boşluğu" adını verdiklerini açıkladı.

Bu bölgenin ne büyüklükte deprem üreteceğinin bilinmediğini ancak 7 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeli olduğunu söyleyen Akbayram, bu depremin de bölgedeki illeri etkileme tehlikesi bulunduğunu vurguladı.

Panelde konuşan bir diğer isim olan Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erdem Bayrak ise, bölgede 30 istasyonla anlık izleme yaptıklarını ifade etti. Bayrak, Erzurum çevresindeki Karlıova Yedisu, Aşkale ve Horasan Fayları'nın devamında sismik boşluklar olduğunu belirtti.

Yaptıkları çalışmalarda, özellikle sismik boşluğa denk gelen kısımlarda sismik gerilmenin arttığını ve bunun gelecekte potansiyel bir depreme işaret ettiğini gözlemlediklerini aktaran Bayrak, bölgenin coğrafi zorluklarına da dikkat çekti.

Doç. Dr. Bayrak, dağlarla çevrili bölgede afet anında lojistiğin kesintisiz sağlanması ve erken uyarı sistemleri ile yapısal sağlık izlemenin hayati önem taşıdığını, bu sayede saniyeler kazanılabileceğini sözlerine ekledi.

Panelde ayrıca, Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti Erzurum Şube Başkanı Ömer Faruk Özler de deprem sonrası iletişim ve haberleşmenin önemine dair bir konuşma yaptı. Etkinlik, konuşmacıların izleyicilerin sorularını yanıtlamasının ardından sona erdi.

Sizce depreme hazırlık konusunda en acil atılması gereken adım nedir?
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri