Kendi sosyal medya kanalları ve X platformu üzerinden zehir zemberek açıklamalar yapan Durov, WhatsApp’ın güvenlik protokollerini sert bir dille eleştirdi. Durov, “2026 yılında WhatsApp’ın güvenli olduğuna inanmak için saf olmak yetmez, adeta bir akıl tutulması yaşamak gerekir” ifadesini kullandı. Telegram ekibinin yaptığı teknik analizlerde, WhatsApp’ın şifreleme sisteminde birden fazla arka kapı ve saldırı vektörü tespit ettiklerini iddia etti.
Durov’un iddialarına göre; WhatsApp, mesajların sadece gönderici ve alıcı tarafından okunabildiğini iddia etse de, sistem düzeyinde bu mesajlara erişim sağlayan açıklar barındırıyor. Bu açıkların, hükümet talepleri veya veri madenciliği operasyonları için kasıtlı olarak bırakıldığını savunan ünlü girişimci, Meta’nın kullanıcı verilerini üçüncü taraflarla paylaşmaya devam ettiğini öne sürdü.
Tartışmaya dahil olan tek isim Durov değildi. X platformunun sahibi Elon Musk da Durov’un iddialarını destekleyen bir paylaşım yaparak, “WhatsApp’a kesinlikle güvenilemez” dedi. Musk, Meta’nın gizlilik politikalarındaki tutarsızlıklara dikkat çekerek, kullanıcıların daha güvenli alternatiflere yönelmesi gerektiğini savundu. Bu durum, teknoloji dünyasının en etkili iki isminin Meta’ya karşı ortak bir cephe aldığını gösteriyor.
WhatsApp cephesi ise bu suçlamalara sert bir yanıt vererek iddiaları “ciddiyetsiz” ve “absürt” olarak tanımladı. Meta sözcüsü Andy Stone yaptığı açıklamada, Signal protokolü ile korunan uçtan uca şifrelemenin son on yıldır standart olduğunu ve Meta dahil hiç kimsenin mesaj içeriklerine erişemeyeceğini yineledi. Şirket, Durov’un bu açıklamaları kendi platformuna kullanıcı çekmek için yaptığı bir manipülasyon olarak değerlendirdiğini belirtti.
Durov’un bu çıkışı, ABD’de Meta’ya karşı açılan yeni bir toplu davanın hemen ardından geldi. Aralarında Hindistan, Brezilya ve Meksika’dan kullanıcıların da bulunduğu bir grup davacı; Meta’nın, WhatsApp mesajlarını analiz ettiğini ve Accenture gibi üçüncü taraf firmalarla veri paylaştığını iddia ederek federal mahkemeye başvurdu. Eğer iddialar kanıtlanırsa, bu durum teknoloji tarihindeki en büyük veri gizliliği davası olarak kayıtlara geçebilir.
Şu an için teknoloji uzmanları ikiye bölünmüş durumda. Bir kesim WhatsApp’ın kullandığı açık kaynaklı Signal protokolünün güvenilirliğini savunurken, diğer kesim kapalı kaynaklı bir uygulama içinde bu protokolün nasıl uygulandığının denetlenemediğine dikkat çekiyor.
Sizce uçtan uca şifreleme iddialarına ne kadar güvenebiliriz? Kullandığınız mesajlaşma uygulamasının güvenliğinden emin misiniz?