Orta Doğu'daki çatışmalar ve fosil yakıt fiyatlarındaki oynaklık, enerji arz güvenliğine dair yeni endişeleri beraberinde getiriyor. Rapora göre, bu durum, daha dayanıklı enerji sistemleri inşa etmek için yenilenebilir enerjinin kritik önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yenilenebilir enerji, hızlı devreye alınabilen, yerli ve düşük maliyetli bir kaynak olması nedeniyle, ülkelerin uluslararası yakıt piyasalarına bağımlılığını azaltma potansiyeli taşıyor. Bu da onu enerji güvenliği stratejilerinin merkezine yerleştiriyor. Küresel yenilenebilir enerji kurulu gücü, geçen yılki rekor artışla birlikte toplamda 5 bin 149 gigavata ulaştı. Bu büyümede en büyük payı, 511 gigavatlık kapasite artışıyla güneş enerjisi aldı ve toplam artışın yaklaşık yüzde 73,8'ini oluşturdu. Rüzgar enerjisi ise 159 gigavatlık ek kapasiteyle büyümede ikinci sırada yer aldı. Böylece, güneş ve rüzgar enerjisi birlikte, toplam yenilenebilir kapasite artışının yüzde 96,8'ini tek başına karşılamış oldu. Bu durum, yenilenebilir teknolojiler arasında en büyük maliyet düşüşünün bu iki alanda yaşandığını gösteriyor. Biyokütle enerjisi ise yüzde 2,3'lük büyümeyle üçüncü sırada yer alarak, toplam kapasiteye 3,4 gigavat katkı sağladı. Rapora göre, küresel büyümeye rağmen, ülkeler ve bölgeler arasında önemli eşitsizlikler devam ediyor. Asya bölgesindeki ülkeler, yenilenebilir kurulu gücünü 513,3 gigavat artırarak, küresel artışın yüzde 74,2'sini sağladı ve lider konumunu sürdürdü. Afrika kıtasında ise yenilenebilir kurulu gücü 11,3 gigavat arttı. Bu artışta özellikle Etiyopya, Güney Afrika ve Mısır etkili oldu. Orta Doğu ise yüzde 28,9'luk büyüme oranıyla hızla gelişen bir diğer bölge olarak öne çıktı; bu büyümede Suudi Arabistan öncü rol oynadı. Toplam yenilenebilir kurulu gücü açısından bakıldığında, 2 bin 891 gigavat ile Asya açık ara önde gelirken, 934 gigavat ile Avrupa ikinci sırada yer aldı. Orta Amerika ve Karayipler bölgesi ise 2025'te toplam 21 gigavat ile en düşük yenilenebilir enerji kapasitesine sahip bölge olarak kayıtlara geçti. IRENA raporu, bu eşitsizliğin, yenilenebilir enerji payı düşük olan ekonomilerin kırılganlığını ortaya koyduğunu vurguluyor. Ayrıca, enerji güvenliğini güçlendirmek için yenilenebilir enerji payının acilen artırılması gerektiğinin altını çiziyor. Sizce, bölgeler arasındaki bu dengesiz büyümenin önüne geçmek ve küresel enerji dönüşümünü hızlandırmak için neler yapılmalı? |
|