Arkadaşlar, son zamanlarda işlerin yoğunlaştığı dönemlerde kendimi sürekli aynı kısır döngüde buluyorum ve sanırım yalnız değilimdir. Öğle arasında "şu işi bitireyim, sonra yerim" diyerek başlayan süreç, saat 4 gibi gelen dayanılmaz açlık krizleri ve akşam sofraya oturduğumda adeta kontrolden çıkmış bir yeme haline dönüşüyor. Sizde de oluyor mu bu?
Farkına Vardığım Kısır Döngü
Aslında olan şu: Öğlen hiçbir şey yemediğim için kan şekerim dibe vuruyor. Beynim sürekli "enerji, enerji!" diye sinyal gönderiyor. Akşam olduğunda ise artık mantıklı düşünemiyorum. Önüme ne konsa, sağlıklı olsun sağlıksız olsun, tıkınırcasına yeme eğiliminde oluyorum. Sonrasında ise hem fiziksel olarak ağırlık çöküyor hem de inanılmaz pişmanlık ve suçluluk hissediyorum. Bu da ertesi gün motivasyonumu düşürüyor.
Deneyip İşe Yarayan Küçük Çözümlerim
Bu döngüyü kırmak için kendimce birkaç pratik şey denedim ve bazıları gerçekten işe yarıyor.
Asla Tamamen Boş Bırakmamak: Artık öğlen vakti, oturup tam bir yemek yiyemesem bile masamda mutlaka bir şeyler bulunduruyorum. Bir avuç çiğ badem-ceviz, bir kutu yoğurt, bir parça meyve veya tam tahıllı bir kraker. Amaç, açlığı bastırmak değil, kan şekerini dengede tutmak.
Çekmece Stokçuluğu: Ofis çekmecemi mini bir acil durum erzak dolabına çevirdim. Protein barlar, hurma, kuru kayısı gibi taşınabilir şeyler her an el altında.
Akıllı Akşam Önlemi: Eğer öğlen yiyemediysem, akşam yemeğine bir kase çorba veya büyük bir salata ile başlıyorum. Ana yemeğe geçmeden önce midemi biraz doldurup, çok hızlı ve kontrolsüz yemeyi engelliyor. Ayrıca sofraya oturmadan önce 1-2 bardak su içmek de işe yarıyor.
Psikolojik Tarafı ve Farkındalık
Burada aslında büyük sorun, fiziksel açlık ile duygusal açlık/ödül beklentisini karıştırmak. Tüm gün çalışıp yorulunca, akşam yemeğini bir ödül, bir rahatlama aracı olarak görüyormuşum meğerse. Bunu fark etmek, ilk adım oldu. Şimdi kendime "Gerçekten aç mıyım, yoksa sadece kendimi ödüllendirmek mi istiyorum?" diye sormaya çalışıyorum. Cevap ikincisiyse, önce bir yürüyüşe çıkıyorum veya sevdiğim bir şarkıyı açıp 5 dakika mola veriyorum.
Sonuç olarak, mükemmel değilim, hala bazen o döngüye giriyorum. Ama eskisi kadar sık ve şiddetli değil. Kendimi affetmeyi ve ertesi gün tekrar denemeyi öğreniyorum. Unutmamam gereken şey, vücudumu saatlerce aç bırakmanın, ona yapabileceğim en büyük kötülüklerden biri olduğu.
Siz yoğun dönemlerde beslenmenizi nasıl dengeliyorsunuz? Öğle yemeğini atladığınızda siz de akşamları kontrolü kaybediyor musunuz? Deneyimlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.
Aslında olan şu: Öğlen hiçbir şey yemediğim için kan şekerim dibe vuruyor. Beynim sürekli "enerji, enerji!" diye sinyal gönderiyor. Akşam olduğunda ise artık mantıklı düşünemiyorum. Önüme ne konsa, sağlıklı olsun sağlıksız olsun, tıkınırcasına yeme eğiliminde oluyorum. Sonrasında ise hem fiziksel olarak ağırlık çöküyor hem de inanılmaz pişmanlık ve suçluluk hissediyorum. Bu da ertesi gün motivasyonumu düşürüyor.
Bu döngüyü kırmak için kendimce birkaç pratik şey denedim ve bazıları gerçekten işe yarıyor.
Asla Tamamen Boş Bırakmamak: Artık öğlen vakti, oturup tam bir yemek yiyemesem bile masamda mutlaka bir şeyler bulunduruyorum. Bir avuç çiğ badem-ceviz, bir kutu yoğurt, bir parça meyve veya tam tahıllı bir kraker. Amaç, açlığı bastırmak değil, kan şekerini dengede tutmak.
Çekmece Stokçuluğu: Ofis çekmecemi mini bir acil durum erzak dolabına çevirdim. Protein barlar, hurma, kuru kayısı gibi taşınabilir şeyler her an el altında.
Akıllı Akşam Önlemi: Eğer öğlen yiyemediysem, akşam yemeğine bir kase çorba veya büyük bir salata ile başlıyorum. Ana yemeğe geçmeden önce midemi biraz doldurup, çok hızlı ve kontrolsüz yemeyi engelliyor. Ayrıca sofraya oturmadan önce 1-2 bardak su içmek de işe yarıyor.
Burada aslında büyük sorun, fiziksel açlık ile duygusal açlık/ödül beklentisini karıştırmak. Tüm gün çalışıp yorulunca, akşam yemeğini bir ödül, bir rahatlama aracı olarak görüyormuşum meğerse. Bunu fark etmek, ilk adım oldu. Şimdi kendime "Gerçekten aç mıyım, yoksa sadece kendimi ödüllendirmek mi istiyorum?" diye sormaya çalışıyorum. Cevap ikincisiyse, önce bir yürüyüşe çıkıyorum veya sevdiğim bir şarkıyı açıp 5 dakika mola veriyorum.
Sonuç olarak, mükemmel değilim, hala bazen o döngüye giriyorum. Ama eskisi kadar sık ve şiddetli değil. Kendimi affetmeyi ve ertesi gün tekrar denemeyi öğreniyorum. Unutmamam gereken şey, vücudumu saatlerce aç bırakmanın, ona yapabileceğim en büyük kötülüklerden biri olduğu.
Siz yoğun dönemlerde beslenmenizi nasıl dengeliyorsunuz? Öğle yemeğini atladığınızda siz de akşamları kontrolü kaybediyor musunuz? Deneyimlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.