Davacı taraf TEİAŞ Genel Müdürlüğü'nü, vekili Av. Ebubekir Yalınkılıç temsil ediyor. Davalı taraf ise Emine Doğanyİğit olarak belirlendi ve kendisine Antalya'nın Kepez ilçesinde bulunan adresi üzerinden tebligat yapılmaya çalışıldı.
Mahkeme, yapılan yargılama sürecinde, davalının yurt dışındaki ikamet adresine dava dilekçesi, tensip zaptı, bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu ekli duruşma günü davetiyesi gönderdi. Ancak bu tebligat, adreste bulunulmadığı gerekçesiyle yapılamadı.
Yapılan adres araştırmalarından da bir sonuç alınamaması üzerine, mahkeme söz konusu belgelerin ve duruşma gününün ilanen tebliğine karar verdi. Bu karar, hukuki sürecin ilan yoluyla devam etmesi anlamına geliyor.
İlanen tebliğ kararına göre, davanın bir sonraki duruşması 17 Haziran 2026 tarihinde, saat 09:30'da yapılacak. Duruşmada, HMK 139. madde uyarınca sulh için hazırlık yapılacak.
Kararda, taraflardan birinin duruşmaya gelmesi ve yargılamanın devamını istemesi halinde, gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği de vurgulandı. Ayrıca davalıya önemli bir süre verildi.
Davetiyenin tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde, dilekçede gösterilen ancak henüz sunulmamış belgelerin mahkemeye iletilmesi gerekiyor. Başka yerden getirtilecek belgeler için gerekli açıklamaların da bu sürede yapılması şart koşuldu.
Bu hususların belirlenen süre içinde yerine getirilmemesi durumunda, davalı tarafın ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği bildirildi. Bu, hukuki savunma hakkını kullanmak için kritik bir zaman sınırı oluşturuyor.
Ayrıca, bilirkişi raporuna yönelik önemli bir ihtar da ilanen tebliğ edildi. Buna göre, HMK 281. madde gereğince, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde rapora itiraz edilmezse, davalının itiraz hakkından vazgeçmiş sayılacağı uyarısı yapıldı.
Sizce, bu tür ilanen tebliğ kararları, davalıların savunma hakkına erişimini ne ölçüde etkiler?