Başsavcılık tarafından gönderilen ve konusu "Vali Tuncay Sonel" olarak belirtilen yazıda, dosya numarası 2020/52 olan soruşturma kapsamındaki suçlamalar hatırlatıldı. Bu kapsamda, kasten insan öldürme'den suçluyu kayırma'ya kadar çeşitli suçlardan yürütülen soruşturmada, Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de arasında bulunduğu 13 şüphelinin gözaltına alındığı ifade edildi. Gönderilen yazının ekindeki bilgi ve belgelere atıfta bulunularak, mevcut delil durumu değerlendirildi. Değerlendirme sonucunda, dönemin valisi Tuncay Sonel'in Türk Ceza Kanunu'nun 281/1-2. maddesinde düzenlenen eylemleri gerçekleştirdiğine dair yeterli suç şüphesi oluştuğu tespit edildi. Ancak yazıda, Tuncay Sonel'e yönelik isnat ve iddiaların kişisel suç niteliğinde olduğuna dikkat çekildi. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161/6. maddesine göre, valilerin kişisel suçlarından dolayı soruşturma yetkisi, suç işlendiği tarihte görev yaptıkları ilin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesi'nin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet Başsavcılığına ait. Bu hukuki düzenleme nedeniyle, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, konunun Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nca değerlendirilmesini talep etti. Yazıda, Sonel hakkında mevcut delil durumuna göre bir değerlendirme yapılması ve gereğinin yerine getirilmesi istendi. Sizce, kamu görevlileri hakkındaki bu tür ciddi suç şüphesi içeren soruşturmalar, adalet sistemine olan güveni nasıl etkiler? |
|