Arkadaşlar, bu iş artık çığırından çıktı! Tribünler boş diye ağlayanlar, bir de şu "aile paketi" denen komediye baksın. Ailece maça gitmek isteyen vatandaşın cebinden haftalık yiyecek parasını çekip alıyorlar. Bu ne cüret, bu ne perhiz!
Cüzdanımdan Dumanlar Tütüyor!
Geçenlerde çocukları alıp maça götüreyim dedim. "Aile paketi"ne tıkladım, fiyatı görünce gözlerime inanamadım. Anne, baba, iki çocuk için ödenen para, marketten alınacak bir haftalık et, süt, meyve-sebze parasına denk geliyor! Yani aile, "maça mı gidelim, karnımızı mı doyuralım?" ikilemine düşüyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Spor, lüks tüketim haline getirildi.
Kulüpler Uyuyor mu?
Kulüplerimiz sürekli "geleceğimiz gençler, aile ortamı" diye nutuk atıyor. Peki bu fiyat politikasıyla hangi aileyi, hangi genci statlara çekmeyi planlıyorlar? Sadece belirli bir gelir grubuna hitap eden, kapalı loca kafasıyla hareket ediliyor. Tribünlerdeki o efsane aile ortamı, çocuklu amcalar, teyzeler yok oluyor. Onların yerini, sadece maçı instagram story'si için izlemeye gelenler alıyor. Ruh gidiyor!
Çözüm Ne Olmalı?
İş sadece şikayet etmek değil, çözüm önermekte. Öncelikle, gerçek anlamda teşvik edici aile paketleri şart. Örneğin, çocuk biletlerinde ciddi indirimler (en az %50), erken alım dönemlerinde ek indirimler veya maç+kahvaltı/ikram gibi kombine paketler düşünülebilir. Amaç, aileyi stattan soğutmak değil, cezbetmek olmalı.
Bir baba, çocuğunun gözlerindeki o heyecanı görmek için haftalık alışverişinden kısmak zorunda kalmamalı.
Sonuç olarak, bu fiyat politikasıyla stada gelen nesil bitmek üzere. Çocuğuna formasını giydirip, "hadi oğlum/kızım takımımızı alkışlayalım" diyebilen aile sayısı her geçen gün azalıyor. Kulüpler, kısa vadeli yüksek gelir yerine, uzun vadeli sadık taraftar yetiştirmeyi hedeflemeli. Yoksa tribünlerde sadece yabancıların ve varlıklı kesimin sesi yankılanır. Siz ne düşünüyorsunuz? Ben mi abartıyorum, yoksa bu fiyatlar gerçekten akıl tutulması mı?
Geçenlerde çocukları alıp maça götüreyim dedim. "Aile paketi"ne tıkladım, fiyatı görünce gözlerime inanamadım. Anne, baba, iki çocuk için ödenen para, marketten alınacak bir haftalık et, süt, meyve-sebze parasına denk geliyor! Yani aile, "maça mı gidelim, karnımızı mı doyuralım?" ikilemine düşüyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Spor, lüks tüketim haline getirildi.
Kulüplerimiz sürekli "geleceğimiz gençler, aile ortamı" diye nutuk atıyor. Peki bu fiyat politikasıyla hangi aileyi, hangi genci statlara çekmeyi planlıyorlar? Sadece belirli bir gelir grubuna hitap eden, kapalı loca kafasıyla hareket ediliyor. Tribünlerdeki o efsane aile ortamı, çocuklu amcalar, teyzeler yok oluyor. Onların yerini, sadece maçı instagram story'si için izlemeye gelenler alıyor. Ruh gidiyor!
İş sadece şikayet etmek değil, çözüm önermekte. Öncelikle, gerçek anlamda teşvik edici aile paketleri şart. Örneğin, çocuk biletlerinde ciddi indirimler (en az %50), erken alım dönemlerinde ek indirimler veya maç+kahvaltı/ikram gibi kombine paketler düşünülebilir. Amaç, aileyi stattan soğutmak değil, cezbetmek olmalı.
Bir baba, çocuğunun gözlerindeki o heyecanı görmek için haftalık alışverişinden kısmak zorunda kalmamalı.
Sonuç olarak, bu fiyat politikasıyla stada gelen nesil bitmek üzere. Çocuğuna formasını giydirip, "hadi oğlum/kızım takımımızı alkışlayalım" diyebilen aile sayısı her geçen gün azalıyor. Kulüpler, kısa vadeli yüksek gelir yerine, uzun vadeli sadık taraftar yetiştirmeyi hedeflemeli. Yoksa tribünlerde sadece yabancıların ve varlıklı kesimin sesi yankılanır. Siz ne düşünüyorsunuz? Ben mi abartıyorum, yoksa bu fiyatlar gerçekten akıl tutulması mı?