Bilim insanları, kış aylarındaki Arktik buz örtüsü zirvesinin düşüş eğilimini sürdürdüğünü belirtiyor. Mevcut buz alanı, 1981-2010 yılları arasındaki ortalama değerlerden yaklaşık 1,3 milyon kilometrekare daha düşük seviyede bulunuyor. Antarktika’da ise yaz deniz buzunun yıllık en düşük seviyesi, 26 Şubat’ta 2,58 milyon kilometrekare olarak ölçüldü. Bu değer, geçen yılın rekorunun üzerinde olsa da uzun vadeli ortalamanın altında seyrediyor. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mahmut Oğuz Selbesoğlu, buzulların dünyanın radyasyon dengesi için hayati önem taşıdığını vurguladı. Buzulların kaybıyla bu dengenin bozulduğunu, buharlaşmanın arttığını ve küresel ısınma sürecinin hızlandığını ifade etti. Selbesoğlu, erimenin özellikle Barents Denizi ve Bering Denizi gibi marjinal bölgelerde yoğunlaştığına dikkat çekti. Arktik bölgesinin, küresel ortalamadan 4 kat daha hızlı ısındığını hatırlattı. Bu hızlı ısınma olgusunun, Arktik amplifikasyonu olarak adlandırıldığını belirten Selbesoğlu, bu durumun deniz buzunu azalttığını ve okyanus akıntılarının eritme etkisini güçlendirdiğini açıkladı. Buz örtüsünün incelerek daha kırılgan hale geldiğini ve daha hızlı eridiğini kaydetti. Selbesoğlu, son 10 yıl içinde deniz buzunun en düşük maksimum değerlerinin neredeyse tamamının görüldüğünü söyledi. Bu durumun, sadece yaz erimesi değil, kışın oluşması gereken buz miktarının da azaldığını gösteren sistematik bir trend olduğunu vurguladı. Süreci bir kısır döngü olarak tanımlayan Selbesoğlu, beyaz yüzey azaldıkça güneş ışığının daha fazla soğurulduğunu, bunun da daha fazla ısınma, buz kaybı ve sera gazı etkisi anlamına geldiğini belirtti. Bu zincirleme reaksiyonun, iklim değişikliği ve aşırı iklim olayları gibi sert meteorolojik tepkilere yol açtığını ifade etti. Çözüm için acil önlemler alınması gerektiğinin altını çizen Selbesoğlu, sera gazı emisyonlarının azaltılması, fosil yakıtlardan çıkış ve yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması gerektiğini söyledi. Ayrıca siyah karbon emisyonlarının azaltılması ve Arktik bölgesine özel politikalar geliştirilmesi çağrısında bulundu. Selbesoğlu, son olarak Arktik’teki değişimlerin yerel bir sorun olmadığını, tüm küresel sistemin geleceğine dair güçlü bir erken uyarı sinyali taşıdığını sözlerine ekledi. Sizce iklim değişikliğiyle mücadelede en acil ve etkili adım ne olmalı? |
|