🚀 Bakan Kacır'dan Çelik Kubbe'nin Geleceği Hakkında Önemli Açıklamalar: Füze Menzilleri ve Hızları Artırılacak

📍 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Konferans Salonu'nda düzenlenen Teknopark ve Milli Teknoloji Atölyesi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin milli teknoloji yolculuğunu kararlılıkla sürdürdüğünü belirtti. Bu yolculuğa daha erken başlanabileceğine dair düşüncelerini paylaşan Bakan Kacır, geçmişe bir gönderme yaparak Türkiye'nin havacılık alanındaki potansiyeline dikkat çekti.

Bakan Kacır, Türkiye'nin 1930'lar ve 1940'larda uçak geliştiren ve üreten bir ülke olduğunu hatırlatarak, Vecihi Hürkuş gibi öncü isimlerin TBMM tarafından takdirnameyle ödüllendirildiğini ve uçaklar geliştirdiğini vurguladı. Yine dönemin en büyük sanayicilerinden Nuri Demirağ'ın da Türkiye'de uçaklar üretme çabalarına değinen Kacır, Nuri Demirağ'ın uçaklarının bir test uçuşunda kaza geçirmesi sonucu verilen siparişlerin iptal edildiğini ve ihracat izninin verilmediğini aktardı. Ayrıca, Ankara'daki Etimesgut Havalimanı'nda 1941'de kurulan ve 1949'da 950 işçinin çalıştığı uçak fabrikasının kapatılmasının ardındaki nedenlere de işaret etti.

Bakan Kacır, Türkiye'nin sanayileşme tarihinin maalesef 2000'li yıllara kadar pek çok kez aksamaya uğradığını ifade etti. Ancak, 2000'li yıllardan itibaren Türkiye'de önemli bir uyanışın yaşandığını vurgulayan Kacır, 40 yıla yakın bir süredir terörle mücadele eden bir ülke olarak, savunma sanayi sistemlerini temin etmede yaşadığı zorluklara dikkat çekti. Bu süreçte, aynı ittifak içinde olduğu ülkelerden dahi ihtiyaç duyduğu savunma sistemlerini alamayan Türkiye'nin, kendi söküğünü kendi diken ve ihtiyaçlarını kendi karşılayan bir ülke haline geldiğini söyledi. Bu dönüşümün en önemli öznesinin Türk gençliği olduğunu belirten Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Bu milletin neye ihtiyacı varsa biz o ihtiyacı kendi evlatlarımıza güvenerek karşılayacağız" sözleriyle bu sürece tam bağımsızlık vizyonuyla yaklaşıldığını ifade etti.

Kacır, Türk gençliği ve mühendislerinin savunma sanayisi ürünlerindeki başarılarıyla Türk milletinin mührünü gökyüzüne vurduğunu dile getirerek, bunun Türk milletinin ortak bir kazanımı ve bir özgüven devrimi olduğunu belirtti. Bu özgüven devrimini daha da ileriye taşımaya hazırlandıklarını söyleyen Kacır, savunma sanayisinde daha büyük işler yapılacağını müjdeledi. Çelik Kubbe Projesi'nin tamamlanmasıyla füzelerin menzillerinin ve hızlarının artırılacağını açıklayan Bakan Kacır, bu sayede Türk milletine zarar verme düşüncesinde olanlara karşı caydırıcı bir gücün oluşturulacağını ifade etti.

Savunma sanayisindeki bu ilerlemenin sınırlı kalmayacağını belirten Bakan Kacır, uzay teknolojileri alanında da benzer bir başarı hikayesi yazmak için çalıştıklarını söyledi. Türkiye'nin kendi uydularını geliştiren ve üreten bir ülke haline geldiğini, haberleşme uydusu geliştirebilen 11 ülkeden biri olduğunu hatırlatan Kacır, bu alanda da önemli mesafeler alındığını vurguladı.

Bakan Kacır, teknolojinin günümüz dünyasının ve hayatın ritmini belirlediğine, ekonomiden sanayiye, eğitimden günlük yaşama kadar pek çok alanda derin değişimlere yol açtığına dikkati çekti. Teknolojik dönüşümün şekillendirdiği yeni dünya düzeninde, yenilikçi fikirleri katma değerli ürünlere ve bilgiyi stratejik güce dönüştürebilen toplumların geleceğe yön verdiğini belirtti. Kendi teknolojisini üretemeyen ve başkalarına muhtaç kalan toplumların ekonomik ve siyasi bağımsızlıklarını koruyamadığı bir dönemde, milli teknolojinin sadece ekonomik bir tercih değil, tam bağımsız Türkiye vizyonunun taşıyıcı sütunu ve egemenliğin sarsılmaz güvencesi olduğunu vurguladı.

Jeopolitik açıdan hassas bir coğrafyada yer alan Türkiye'nin, tarihinden gelen tecrübeler ve çevresindeki gelişmeler nedeniyle güçlü ve caydırıcı bir savunma kapasitesine sahip olmasının mutlak bir zorunluluk olduğunu belirten Bakan Kacır, bu bilinçle atılan adımlar sayesinde, kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirip üretmeyi sağlayan, masada ve sahada güç çarpanı görevi gören bir savunma sanayi ekosistemine sahip olunduğunu ifade etti. Günümüzde insansız hava araçlarından helikopterlere, hava savunma sistemlerinden yeni nesil savaş uçaklarına kadar pek çok kritik platformun, kendi mühendis ve teknisyenlerinin emeğiyle geliştirildiği bir Türkiye'nin var olduğunu söyledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci de konuşmasında, 2001'den sonra bilginin iki yılda bir yenilenir hale geldiğine işaret ederek, Türkiye'nin kendi bilgi ve teknolojisini üreterek tam bağımsızlığına kavuşacağını vurguladı. Zeybekci, bu yolda gösterdiği hizmetlerden dolayı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır'a teşekkürlerini iletti.

Bu kapsamda, Türkiye'nin milli teknoloji alanındaki ilerlemeleri ve savunma sanayisindeki geleceğe yönelik hedefleri hakkındaki bu önemli açıklamalar, ülkenin kendi kendine yeterlilik ve ulusal güvenlik stratejileri açısından büyük önem taşıyor.

Sizce Türkiye'nin milli teknoloji alanındaki bu kararlı adımları, gelecekteki küresel konumu üzerinde nasıl bir etki yaratacaktır?

🚀 Anlık son dakika haberleri ve tartışmalar için Telegram kanalımıza katılın:
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
celik-kubbe-trt-2264741.jpg
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri