Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

🚨 Cevdet Yılmaz: Okul Saldırılarına İlişkin Çok Yönlü İnceleme Sürüyor

✖ Kapat
Duyuru
✖ Kapat
Duyuru
📍Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda yaşanan elim hadiselerin herkesi derinden sarstığını ve yürekleri dağladığını belirtti. Yılmaz, ATO Congresium'da düzenlenen 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı'ndaki konuşmasında, olaylarla ilgili tüm kurumların çok yönlü inceleme yürüttüğünü açıkladı.

Kahramanmaraş'ta hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara şifa dileyen Yılmaz, tüm milletin başı sağ olsun dileklerini iletti. Bu tür zamanlarda ortak acıları paylaşmanın çok kıymetli olduğunu vurguladı.

Yılmaz, sayısı az da olsa bazı kesimlerin bu acıları polemik ve siyasi rant arayışlarıyla değerlendirmesini milletin vicdanına havale ettiğini söyledi. Millet olarak öncelikle bu acıyı yaşayacaklarını ve birilik beraberlik içinde paylaşacaklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, yaşanan olayla ilgili çok yönlü bir inceleme ve soruşturma sürecinin devam ettiğini bildirdi. İlgili tüm kurumların gece gündüz demeden bu konuda çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.

Tüm bakanlıklar ve ilgili kurumların olayın kendileriyle ilgili boyutunu en küçük detaya bakarak analiz ettiğine dikkati çeken Yılmaz, kamuoyunun soruşturma sonucunda daha doyurucu şekilde bilgilendirileceğini belirtti.

Böyle hadiselerin tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirlerin ve uzun vadeli yapılması gerekenlerin önümüzdeki dönemde daha çok konuşulacağını aktaran Yılmaz, bu tür olayların maalesef dünyanın farklı ülkelerinde de görüldüğünü söyledi.

Sosyolojik, kültürel boyutundan teknoloji bağımlılığı meselelerine, uluslararası bağlantılı istihbarat örgütlerinin etkilerine varıncaya kadar birçok boyutun tartışılacağını ifade etti. Önümüzdeki haftalarda ve aylarda bu konularda yoğun tartışmalar yaşanacağını dile getirdi.

Yılmaz, yaşanan hadiselerin dünyanın farklı bir yere geldiğini gösterdiğini, bu yeni ortamın çok boyutlu bir şekilde iyi okunması gerektiğini vurguladı. Kamu kurumları, akademi, sivil toplum ve düşünce kuruluşlarıyla birlikte derinlemesine analiz yapmanın önemine işaret etti.

Dünyada güç mücadelesinin yoğunlaştığı bir dönemden geçildiğini belirten Yılmaz, bu mücadelenin maalesef kendi coğrafyalarına odaklandığını söyledi. Yakın coğrafyanın adeta bu mücadelenin sahası haline geldiğini ifade etti.

Gazze'deki insanlık dışı hadiselerden, Irak ve Suriye'de yaşananlara, en son İsrail'in kışkırtmasıyla İran'a yönelik başlayan savaşa değinen Yılmaz, bölgenin bir ateş çemberine döndüğünü kaydetti.

Ukrayna-Rusya çatışması, Balkanlar ve Kafkaslar'daki tartışmalarla çok farklı bir dönemden geçildiğini belirtti. Türkiye Cumhuriyeti olarak istikrarı korumaya ve güvenli liman vasfını pekiştirmeye devam edeceklerini söyledi.

Her türlü provokasyona rağmen, caydırıcı bir güç olarak konumlarını güçlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Yılmaz, bir taraftan da barış, istikrar, adalet ve hukuktan yana tavırlarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, hukuktan, ahlaktan, merhametten uzak "Güçlüysem istediğimi yapabilirim" diyenlerin çoğaldığı bir dönemde olduklarını söyledi. Ancak bu tür dönemlerin çok uzun sürmeyeceğine ve insanlık tarihinde ayıplı dönemler olarak anılacağına inandığını belirtti.

Bir dip dalganın mutlaka geleceğine ve dünyanın daha adaletli bir şekilde yeniden şekilleneceğine yürekten inandığını dile getiren Yılmaz, bu geçiş sürecinde akılcı ve gerçekçi politikalarla hareket etmek gerektiğini kaydetti.

İçinden geçilen dönemi iyi okuyup tedbir alırken, orta ve uzun vadeli hedefler ve değerlerden de taviz verilmeyeceğini ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti olarak Sayın Cumhurbaşkanı'nın liderliğinde bu yolda ilerleneceğini söyledi.

Yılmaz, dünyanın ekonomik ve jeopolitik gerilimler yaşadığı bir dönemde, diğer taraftan da büyük bir teknolojik dönüşüm içinde olduğunu aktardı. Yapay zeka başta olmak üzere küresel bir dönüşümün söz konusu olduğunu anlattı.

Bu dönüşümün sıradan olmadığını ve iyi okunması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, yatay bir teknoloji olarak kamu yönetiminden savunma sanayisine, sağlıktan eğitime her alanı derinden etkilediğini belirtti.

Yeni teknolojilerin bir taraftan verimlilik artışı ve yenilik için muazzam imkanlar sunduğunu, diğer taraftan ise insanlık tarihinde görülmemiş ölçüde zulümlere zemin hazırlayabildiğini ifade etti. Görevlerinin bu dengeyi korumak olduğunu söyledi.

Ahlaki değerlerden kopuk bir teknolojik ilerlemenin toplumları nereye getirdiğini en iyi Gazze'de gördüklerini belirten Yılmaz, dünyanın en gelişmiş teknolojik seviyeye sahip ülkelerinden birinin en büyük zulümlerden birini işlediğini vurguladı.

Teknolojik ilerlemenin insani değerlerle birleştiği zaman kıymetli olduğunu, aksi takdirde bir anlam ifade etmediğini söyleyen Yılmaz, bunu somut örneklerle acı bir şekilde gördüklerini kaydetti.

İleri toplum olma kavramını tekrar tartışmanın faydalı olacağını belirten Yılmaz, sadece teknik ilerlemenin bir toplumu medeni yapmadığını ifade etti. Ahlak, hukuk ve insani değerlerle birleştirilmeyen teknolojinin toplumu bir zulüm makinesine dönüştürebileceğini söyledi.

Amaclarının teknolojiye açık olmak ve getirilerini değerlendirmek olduğu kadar, onun karanlık boyutunu en aza indirecek tedbirler almak olduğunu vurguladı. Fuarlar vesilesiyle paylaşılan gelişmelerin Türkiye'nin teknolojik egemenlik yolculuğundaki kararlılığını temsil ettiğini belirtti.

Teknolojiyi sadece kullanan değil, aynı zamanda üreten ve geliştiren ülkelerin bağımsız olabileceğine dikkati çeken Yılmaz, "Teknolojiyi sadece kullanmayacağız, üreteceğiz, geliştireceğiz, paylaşacağız ki egemenliğimizi de koruyabilelim." ifadesini kullandı.

Dijital teknolojiler, yapay zeka ve veri merkezleri gibi kritik alanlardaki yatırımları desteklediklerini vurgulayan Yılmaz, yapay zekanın en önemli risklerinden birinin sosyal adaletsizliği artırma riski olduğunu söyledi.

Bu teknolojilerin sadece belli gruplar içinde kalması durumunda sosyal dengeleri bozacağını belirten Yılmaz, hükümet olarak en büyük amaçlarından birinin bu teknolojileri tüm ülkeye yaymak ve fırsat eşitliğini artırmak olduğunu ifade etti.

Türkiye olarak bu süreçleri takip eden değil, yön veren ve öncülük eden bir ülke olma iddiasını sürdüreceklerini kaydetti. Geleceğin, bugünden tasarlayanların, veriyi doğru okuyanların olacağını sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı'nın hazırlanmasına emek veren Türkiye Verimlilik Vakfı ve Ankara Bilim Üniversitesi yetkililerine teşekkürlerini iletti.

Sizce toplum olarak teknolojik ilerlemeyi insani değerlerle nasıl daha iyi dengeleyebiliriz?
cevdet-yilmaz-aa-2454333.jpg
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri