Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

📍CNN TÜRK İstanbul Haber Koordinatörü Nihat Uludağ, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin önemli detayları aktardı. Uludağ, soruşturma kapsamın...

✖ Kapat
Duyuru
✖ Kapat
Duyuru
İddialara göre Doku, burada istismara uğradı ve darp edildi. Bu olayın ardından Gülistan Doku hastaneye sevk edilmişti. Savcılığın yaptığı incelemelerde ise hastane kayıtlarının silindiği bilgisi ortaya çıktı.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı bu konuyu araştırmış ve Doku'nun olaydan 2-3 gün sonra, 31 Aralık 2019 günü Tunceli Devlet Hastanesi'ne gittiği tespit edilmiş. Kayıtlara göre Doku, söz konusu gün saat 09:09:08'de hastaneye giriş yapıyor.

Ancak savcılık incelemesinde, o güne ait tüm log kayıtlarının silindiği anlaşıldı. Savcılık, böyle kritik bir soruşturmada bir mağdurun hastaneye gittiği gün tüm kayıtların silinmesini, hayatın olağan akışına aykırı bulduğunu ifade etti.

Başsavcılık, bu durumun "bir el tarafından müdahale ile silinmiş" olabileceği değerlendirmesinde bulundu. Konuya ilişkin bir başka çelişki ise hastane yönetiminin resmi yazısında ortaya çıktı.

Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimliği, 22 Ekim 2020 tarihli resmi yazısında, Doku’nun o gün hastaneye hiç gelmediğini iddia etti. Oysa teknik kayıtlar, Doku'nun giriş yaptığını ancak log kayıtlarının silindiğini gösteriyordu.

Olaydan yaklaşık 10 ay sonra gelen "hiç gelmedi" açıklaması, soruşturmadaki tutarsızlıkları daha da belirgin hale getirdi. Soruşturma kapsamında hazırlanan uzman raporu ise kayıtların nasıl silindiğine dair teknik bir analiz sundu.

Raporda, kayıtların profesyonel düzeyde, kasıtlı ve yoğun bir emek harcanarak silindiği belirtildi. Resmi evrakların basit bir tuşla silinemeyeceği, bunun teknik bir metodoloji gerektirdiği ve tüm bu tekniklerin uygulandığı ifade edildi.

Uzman raporu, resmi bir devlet hastanesindeki komple log kayıtlarının silinmesinin, sıradan bir kişinin yapabileceği bir işlem olmadığına dikkat çekti. Sistemde 31 Aralık ve sonrasına dair diğer kayıtlar mevcutken, sadece Doku'nun hastanede olduğu güne ait verilerin yok olması dikkat çekici bulundu.

Bu durum, savcılık tarafından hayatın olağan akışına aykırı ve kasten müdahale olarak değerlendiriliyor. Dosyada yer alan bir diğer kritik tespit ise silinen kayıtlarda yer alan bazı tıbbi başlıklarla ilgili.

Yok edilen kayıtlarda 'gebe', 'plan', 'kalp sesi' gibi başlıkların yer aldığı ve 120-150 arası kalp sesi ölçümü bulunduğu tespit edildi. Bu ifadeler, istismara uğradığı iddia edilen Doku'nun hamile kalıp kalmadığına dair ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Sorunun geçmişine yönelik sağlık kayıtları da soruşturmada dikkate alındı. Doku'nun, 22 Eylül 2019'da acil servise ilaç kötüye kullanımı, intihar şüphesi veya doz aşımı nedeniyle başvurduğu ortaya çıktı. Bu kayıtların sistemde halen durduğu belirtildi.

Nihat Uludağ, dosyanın genel çerçevesini değerlendirirken, ortada sistematik olarak baskılanan, tehdit edilen, darp edilen, yasaklı madde kullandırılan, istismar ve taciz edilen ve sonrasında hayatı elinden alınan genç bir kızın soruşturması olduğunu vurguladı.

Uludağ, dosyanın adım adım çözülmekte olduğunu ifade ederek açıklamalarını tamamladı. Yaşanan bu kayıt silinme olayı, soruşturmanın şeffaflığı ve adaletin tesisi açısından kamuoyunda ciddi endişelere yol açmaya devam ediyor.

Sizce bu kadar kritik bir soruşturmada hastane kayıtlarının silinmesi adli süreci nasıl etkiler?
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri