Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

🔥 Crimson Desert İncelemesi: Devasa Açık Dünyada 70 Saatlik Macera!

BinGünlükHaber

Gazeteci
Gazeteci
Okur Üye
Üye
Katılım
1 Mart 2025
Mesajlar
3.615
📍Uzun süredir beklediğimiz ve her yeni fragmanıyla hype'ımızı tavan yaptıran Crimson Desert nihayet raflardaki yerini aldı. İlk tanıtım videosundan beri, özellikle dünyası ve görsel kalitesi ile beklentileri zorlayan bu ortaçağ fantezi oyununda, Pywell topraklarında 60 saati aşkın bir süre geçirdim. Peki bu devasa açık dünya, tam olarak umduğumuz o epik loot ve macera deneyimini sunuyor mu?

Oyunda, Gri Yeleler isimli bir grubun önemli üyelerinden biri olan Kliff'i kontrol ediyoruz. Oyun, son derece sert ve sinematik bir açılışla başlıyor ve hemen Kara Ayılar adlı grubun acımasız bir saldırısına maruz kalıyoruz. Ekibimiz dağılıyor ve hikaye ikiye ayrılan bir yola sapıyor.

Bu noktada oyun, klasik bir ortaçağ hikayesinin yanı sıra, farklı bir işleyişle karşımıza çıkıyor. İşin içine fantezi unsurları giriyor ve zamanla seçilmiş kişi klişesine sahip bir hikayeye evriliyor. Yeteneklerimizi belirleyen Abis güçleri, gökyüzüne çıktığımız ve Tears of the Kingdom'u anımsatan gökyüzü mabetleri de burada devreye giriyor. Her ne kadar bu yola, bir dilenciye para verip yardım isteyen birini kurtardığımız için girmiş olsak da, hikayenin nereye bağlanacağını merak etmekten kendinizi alamıyorsunuz.

Şunu baştan belirtmeliyim: Oyunda epik ve akılda kalıcı bir ana hikaye yok. Daha çok, oynanışa ve dünyanın keşfine hizmet eden bir örgüye sahip. Ana amacımız Abis'i kurtarmak ve dünyayı keşfederek dağılan yoldaşlarımızla yeniden bir araya gelmek. Yani bir Kingdom Come ya da Witcher kalitesinde bir hikaye beklemek yanlış olur. Ancak, ekip üyelerini toplamak, fraksiyonlar arasındaki mücadelelere tanık olmak ve Abis yolculuğu, ilerlemek için yeterli motivasyonu sağlıyor.

Oyunun en güçlü olduğu nokta şüphesiz dünyasında yatıyor. Hem teknik olarak çok etkileyici, hem de bu teknik gücü cezbedici bir dünya kurmak için kullanmışlar. Yani sadece grafik fetişi değil, aynı zamanda dünyanın güzelliği bu teknik yönü daha da güçlü kılıyor. Pywell toprakları, uçsuz bucaksız ovalar, kızıl çöller, karla kaplı dağlar ve ilginç yapıların yanı sıra, her biri kendi temasına sahip yerleşim noktalarıyla dolu.

İlk bölgede bir İngiltere Krallığı havası solurken, kuzeye gittiğinizde Viking yerleşkeleri, güneye, deniz kenarına indiğinizde ise korsan grupları ile karşılaşıyorsunuz. Bu kadar büyük bir dünyada keşfedilecek mekan bolluğu da cabası. Terk edilmiş kaleler, madencilik yapabileceğiniz mağaralar, Abis eserleri bulacağınız noktalar ve daha fazlası var. Bazı mekanlar bulmaca öğeleri ile bezenmiş durumda.

Oyunun dünyası, özellikle inanılmaz görüş mesafesi ile çok daha etkileyici bir hal alıyor. Gözünüzün alabildiği her yeri görmek ve oraya gidebileceğinizi bilmek, gerçekten hype'ı hak eden bir his. Ancak, bu açık dünyada bazen daha fazla çeşitlilikte düşman beklerdim. Tehditlerin büyük kısmı insanlardan oluşuyor.

Boss savaşlarından ise beklediğim hazzı tam alamadım. Faz değişimi gibi detaylar olsa da, savaşlar bir taktik mücadelesinden çok "en iyi vuran kazanır" mantığına sahip. Bu konuda Souls oyunları ile kıyaslanamayacak kadar yüzeyseller. Neyse ki, sırtlarına tırmanma veya çevredeki nesneleri Abis gücüyle kaldırıp kafalarına vurma gibi dokunuşlarla renklendirilmişler.

Dünya bu kadar büyük olunca, hızlı seyahat için çözümler de sunulmuş. Atımız dışında, havada süzülmemizi sağlayan özelliklere de sahibiz. Tabii hemen ejderha binmeyi beklemeyin. Bu incelemeyi yazdığımda 70 saati devirmiştim ve oyunda sadece bir ejderha heykeli görebildim.

Hikayenin merkezinde Kliff olsa da, daha sonra oynayabileceğiniz iki farklı karakter daha ekleniyor. Tıpkı GTA 5'te olduğu gibi karakterler arasında dilediğiniz gibi geçiş yapabiliyorsunuz, ancak ana hikaye için genelde Kliff ile devam etmeniz gerekiyor.

[Crimson Desert[/B] resmi olarak bir RPG olarak tanımlanmamış olsa da, türün birçok özelliğini barındırıyor. Klasik seviye atlama sistemi yerine, yeteneklerin kilidini Abis eserleri denen eşyalarla açıyorsunuz. Bu eserleri görevlerden kazanabildiğiniz gibi, dünyayı keşfederek de bulabiliyorsunuz. Ayrıca "30 saniyede mızrakla 50 darbe vur" gibi challenge'lar ile açılan Abis'ler de var.

Yetenek ağacı ve kazandığınız yeni özellikler, oynanışı pozitif yönde çeşitlendiriyor. Kombolar ve özel vuruşlar keyifli. Ancak kalabalık düşman gruplarına veya boss'lara karşı işin seyri değişebiliyor. Bazen basit vuruşlar daha etkiliyken, kombo yapmaya çalışmak sizi zor durumda bırakabiliyor. Bu da bazen ucuz taktiklere itebiliyor.

Dövüş sistemindeki bir diğer sıkıntı ise, kombo çeşitliliğinin getirdiği karmaşa. Çoğu zaman tüm komboları hatırlamakta zorlanıyorsunuz. Üstüne Abis yetenekleri de eklenince, kontrol yapısı biraz zorlaşıyor. Adeta bir MMO arayüzündeki tüm yetenekler tuş takımına sığdırılmaya çalışılmış gibi hissedebiliyorsunuz.

[Crimson Desert[/B] dünyasında yüzlerce görev bulunuyor. Basit "keçi bulma" görevlerinden, dallanıp budaklanan uzun hikayelere kadar geniş bir yelpaze var. Kamp görevleri, bölge görevleri, fraksiyon görevleri ve ödül avcılığı gibi birçok çeşit mevcut. Dünya o kadar güzel ki, bu görevleri yaparken tekrardan pek sıkılmıyorsunuz.

Bir şehre veya kasabaya girdiğinizde, oranın yaşadığını hissediyorsunuz. Ancak "NPC'yi takip edeyim" dediğinizde, saatlerce aynı kütüğe vuran birini görebilirsiniz. Atmosfer sağlam, ama Red Dead Redemption 2 gibi detay manyağı bir yapı yok.

Kampınız, yoldaşlarınızı buldukça genişliyor. Grup üyeleriyle doğrudan baskın görevleri yok, ancak onları kampın ihtiyaçlarına göre görevlendirebiliyorsunuz: bir bölgeyi koruma, duvar örme, çiftçilik gibi. Ayrıca oyunda poker benzeri bir kart oyunu, dövüş, okçuluk, at yarışı ve hatta sokakta çocuklarla taş-kağıt-makas bile oynayabiliyorsunuz.

Oyunun müzikleri belki akılda kalıcı değil, ama oldukça etkileyici. Ortam sesleri şahane ve tempoya göre araya giren müzik akışı, atmosferi mükemmel destekliyor.

Optimizasyon tarafında ise ekip takdiri hak ediyor. 70 saatlik maceram boyunca oyun sadece bir kez çöktü. Objelerin havada durması gibi küçük bug'lar olsa da, bu devasa dünyaya kıyasla son derece minör seviyede. Oyunu RTX 4070 Ti ile 4K'da, DLSS Dengeli modunda oynadım. Sinematik ayarlarda genelde 60 FPS sabitti, kalabalık sahnelerde 40-45'e düşüşler oldu. Ultra ayarlara geçince ise 60+ FPS'e sabitlenebiliyor.

Sonuç olarak, Crimson Desert teknik açıdan etkileyici, şahane bir dünyaya sahip, oynaması keyifli ve içerik açısından dopdolu bir deneyim sunuyor. Ancak bu kadar fazla sistemi bir araya getirme çabası, yer yer karmaşaya ve kontrol sorunlarına yol açmış. Bazı noktalarda daha iyi odaklanılsaymış, çok daha keskin bir oyun olabilirmiş. Yine de bu haliyle bile, son dönemin en iyi açık dünya oyunlarından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Sizce Crimson Desert, uzun süredir beklenen bu hype'ı karşılayabildi mi? Fikrinizi yorumlarda bekliyorum!
ign-2024-kapak-copy_yv3z.jpg
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri