Erdoğan, konuşmasına ülkeye, millete ve son haftalarda ciddi sıkıntılar yaşayan bölgeye hayırlar getirmesi temennisiyle başladı. AK Parti kadroları olarak Hazreti Mevlana'nın mısralarında vücut bulan ruha, tasavvura ve duyguya bir kez daha şahitlik ettiklerini belirtti. Cumhurbaşkanı, konuşmasında öne çıkan başlıkları paylaştı. Bugün Türkiye'nin her zamankinden daha zengin, daha özgür, daha çoğulcu ve demokrasisi daha güçlü bir ülke olduğunu vurguladı. "Terörsüz Türkiye hedefimizi de, çağa damgamızı vuracağımız Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu da birlikte hayata geçireceğiz" diyen Erdoğan, İsrail'e yönelik sert eleştirilerini sürdürdü. Erdoğan, "Her geceyi sığınaklarda geçiren İsrail halkı bile, Holokost'tan sonra başlarına gelen en büyük felaketin Netanyahu olduğunu artık açıkça dile getirmektedir" ifadelerini kullandı. İran krizine de değinen Cumhurbaşkanı, "Bizim İran krizindeki tavrımız gayet berraktır ve nettir. Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır" açıklamasını yaptı. "Alev daha fazla büyümeden, ateş çemberi daha fazla genişlemeden, daha fazla can yanmadan, kan dökülmeden yangını söndürmenin derdindeyiz" diyerek bölgedeki gerilimin acilen sona ermesi gerektiğinin altını çizdi. Erdoğan, "Türkiye olarak ellerin tetikten çekilmesi, ateşkesin sağlanması, müzakere masasına tekrar dönülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz" şeklinde konuştu. Ana muhalefete de atıfta bulunan Cumhurbaşkanı, "Ana muhalefetin başındaki zat ve avanesi gözlerini hakikatlere kapatsa da başta milletimiz olmak üzere tüm insanlık Türkiye'nin samimi gayretlerini görmekte, çabalarımızın devamı noktasında bizleri yüreklendirmektedir" dedi. Konuşmasını İsrail'i eleştirerek tamamlayan Erdoğan, "Bölgeyi terörize ederek güvenliğini sağlayacağını düşünen İsrail, bir yandan Gazze’de zaten uymadığı ateşkesi hiçe sayarak saldırılarını yoğunlaştırırken, diğer yandan da Lübnan’ı işgal girişimine başlamıştır" ifadelerini kullandı. Sizce bölgedeki gerilimin sona ermesi için uluslararası toplumun atması gereken en acil adım nedir? |
|