| Netanyahu hükümetinin uzun süredir izlediği yayılmacı politikaların ve fundamentalist ideolojinin bölgede kaosa neden olduğunu ifade eden Fidan, İsrail'in kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahalelerle dayatmasına göz yumulamayacağını söyledi. Fidan, Gazze'deki ateşkes ihlallerinin sürdüğünü ve insani durumun her geçen gün ağırlaştığını belirtti. İnsani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazzelilerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasının acil bir öncelik olduğunun altını çizdi. Batı Şeria'da İsrail'in iki devletli çözümü sekteye uğratmak için yeni adımlar attığına işaret eden Bakan, yerleşimcilerin her gün Filistinlileri şehit ettiğini kaydetti. Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılmasının ise yeni bir infiali tetikleyebilecek tehlikeli bir adım olduğunu vurguladı. Fidan, İsrail'in Lübnan'ı da yeni bir insani felakete sürüklemek istediğini belirterek, Netanyahu'nun Hizbullah bahanesiyle yeni bir soykırıma yönelmesinden endişe duyduklarını ifade etti. Uluslararası toplumun İsrail'in işlediği suçlar karşısında harekete geçmesi gerektiğini söyledi. ABD-İsrail'in İran'a saldırıları ve sonrasındaki gelişmeleri değerlendiren Fidan, Türkiye'nin her türlü provokasyona karşı direneceğini açıkladı. Cumhurbaşkanının bu konudaki iradesinin kesin olduğunu ve Türkiye'nin bu haksız savaşın içine sürüklenmek istemediğini vurguladı. Türkiye'nin caydırıcılık ve askeri kabiliyetlerinin yüksek olduğunu ancak şu anda diplomasinin bir an önce işlemesi gerektiğini dile getiren Fidan, gücün ne zaman kullanılacağına dair her zaman fikirleri olduğunu ekledi. Bangladeş'te Şubat ayında yapılan seçimlerle istikrarı sağlayacak önemli bir adım atıldığını söyleyen Fidan, mevkidaşı Rahman'ın ilk ziyaretini Türkiye'ye yapmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Türkiye'nin Bangladeş'teki bu istikrarlı süreci desteklediğini ifade eden Bakan, Bangladeş'in İslam dünyasında ve bölgesinde hak ettiği yeri alması için çalışacaklarını kaydetti. İki ülke arasındaki köklü ilişkilere değinen Fidan, Bengal halkının Balkan Harbi ve Kurtuluş Savaşı'ndaki desteklerinin tarihi kardeşliğin önemli örnekleri olduğunu söyledi. Bugün bu sağlam temeller üzerinde daha güçlü bir ortaklık inşa etmeyi hedeflediklerini belirtti. Bangladeş'in omuzladığı büyük insani sorumluluğa da işaret eden Fidan, Arakanlı Müslüman mültecilerin maruz kaldığı trajedinin devam ettiğini hatırlattı. Bangladeş'in 1 milyondan fazla Rohingya'ya ev sahipliği yaparak tarihi bir fedakarlık sergilediğini vurguladı. Türkiye'nin bu yükü paylaşmak için yardımları sürdürdüğünü ifade eden Bakan, sağlanan insani yardımların toplam değerinin 80 milyon dolar seviyesine ulaştığını açıkladı. TİKA, AFAD, Türk Kızılayı ve Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla desteklerin sürdüğünü belirtti. Arakanlı Müslüman mültecilerin güvenli ve onurlu şekilde dönüşü için uluslararası gelişmeleri takip ettiklerini kaydeden Fidan, Gambiya'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda açtığı dava dahil uluslararası hukuki girişimleri desteklediklerini söyledi. Bölgenin istikrarının Türkiye için öncelik olduğunu ancak savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle gözlemlediklerini belirten Fidan, bu durumun küresel ekonomik istikrarı da tehdit ettiğini ifade etti. Savaşın bir an önce sona ermesi gerektiğinin altını çizdi. Tüm tarafların diplomasi masasına dönmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Fidan, Türkiye'nin gayretlerini bu yönde yoğunlaştırdığını söyledi. Barış yönündeki çabaların, milli güvenlikten taviz verileceği anlamına gelmediğini kesin bir dille ifade etti. 13 Mart'ta İran'dan ateşlenen ve Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmata da değinen Fidan, bu füzenin havada etkisiz hale getirildiğini hatırlattı. Konuyla ilgili İranlı muhataplarla doğrudan temas halinde olduklarını bildirdi. Küresel krizlerin çözümünün yetkin bir diplomasi ile mümkün olduğunu belirten Fidan, bugün Bangladeşli mevkidaşıyla iki ülkenin Diplomasi Akademileri arasında iş birliği mutabakat zaptı imzaladıklarını duyurdu. Bangladeş'in Küresel Güney'in güçlü bir sesi olduğunu kaydeden Fidan, iklim, barışı koruma ve göç yönetimi gibi alanlarda etkin rol oynadığını söyledi. Türkiye'nin, çok taraflılığı güçlü şekilde destekleyen Bangladeş ile BM bünyesinde yakın iş birliği içinde olduğunu ifade etti. Bu çerçevede, mevkidaşı Rahman'ın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurul Başkanlığı adaylığını memnuniyetle karşıladıklarını ve desteklediklerini açıklayan Fidan, Rahman'ın bu görevi başarıyla yürüteceğinden şüphe duymadıklarını belirtti. İki ülke arasındaki iş birliğinin geniş kapsamlı olduğunu ve görüşmeleri artırarak sürdüreceklerini vurgulayan Fidan, ilişkileri yeni projelerle güçlendirmek ve Güney Asya'da istikrarı artırmak için çalışacaklarını sözlerine ekledi. Toplantıda bölgedeki son gelişmelere ilişkin bir soru üzerine Fidan, savaşın öngörülemez şekilde yayılabileceği uyarısında bulunduklarını ve yaşananların bu analizi doğruladığını söyledi. Savaşın bir an önce durması ve diplomasi masasına dönülmesi gerektiğini yineledi. Saldırıların sadece bölge ülkelerini değil, dünya ekonomisini de tehdit ettiğini vurgulayan Bakan, savaşın ekonomik zarar potansiyeline dikkat çekti. İran'a yönelik saldırıların ve İran'ın bölge ülkelerine saldırılarının durması gerektiğini, diğer ülkelerin de provokasyona gelmemesi gerektiğini ifade etti. Son olarak, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile füze olayı sonrasında da görüştüklerini belirten Fidan, İranlı yetkililerin olayı sahiplenmediğini söylediklerini aktardı. Teknik veriler ve beyanlar arasındaki zıtlığı konuştuklarını, askeri ve diplomatik düzeyde temasların sürdüğünü kaydetti. Fidan, bir numaralı önceliklerinin savaşın daha geniş coğrafyaya yayılmasını engellemek, savaşın ömrünü kısaltmak ve Türkiye'nin bu savaşın içine çekilmesine asla müsaade etmemek olduğunu sözlerine ekledi. Sizce bölgede kalıcı barışı sağlamak için atılması gereken en acil adım nedir? |
|