Merhaba arkadaşlar! Geçenlerde bir arkadaşımın yeni evine gittim. Her şey çok şık ve dergilerden fırlamış gibiydi, ama duvarlar bomboştu. "Neden hiçbir şey asılı değil?" diye sorduğumda, "Ya beğenirsem ama sonra sıkılırsam? Hem gerçek sanat çok pahalı," dedi. Bu konu üzerine uzun uzun düşündüm ve sizinle de tartışmak istedim. Bence bu sorunun cevabı kesinlikle "Evet", ama bu "sanat eseri" derken neyi kastettiğimize bağlı.
"Sanat Eseri" Derken Ne Anlıyoruz?
İşte burada kilit nokta, kafamızdaki kalıpları kırmak. Bir eserin, dünyaca ünlü bir müzayedede milyon dolarlara satılması gerekmiyor. Hatta bence, gerçek anlamda "sizin" olan ve size bir şeyler hissettiren her şey, kişisel evreninizde bir sanat eseridir. Bu, bir sokak fotoğrafçısının sınırlı sayıda basılmış imzalı fotoğrafı olabilir, genç bir sanat öğrencisinin ilk karakalem çalışması, el yapımı bir seramik tabak, hatta dedenizin askerden gönderdiği bir çizim... Önemli olan, sizinle duygusal veya düşünsel bir bağ kurması.
Ev Neden Bir Müze Değil de, Bir Sığınak Olmalı?
Evimiz, bizim en kişisel alanımız. Duvarlarımız, raflarımız ruh halimizi yansıtmalı bence. Sürekli bakmaktan keyif aldığınız, sizi huzurlu, heyecanlı veya düşündüren bir obje, evinize ruh katar. Bu bir yatırım aracı olmak zorunda değil. İşin ilginç tarafı, etrafınız sizi besleyen şeylerle çevrili olduğunda, farkında olmadan yaratıcılığınız ve algılarınız da açılıyor. Evinizi bir galeri gibi steril tutmak yerine, sizinle konuşan bir dost gibi düşünün.
Peki Ya Bütçe? Gerçekten Ucuz Sanat Olur mu?
Kesinlikle olur! İşte birkaç samimi önerim:
* Yerel sanat okullarının bitirme sergilerini takip edin. İnanılmaz yetenekli gençler, ilk eserlerini çok uygun fiyatlara sunuyor.
* Etsy veya yerel el emeği pazarlarındaki bağımsız sanatçıları keşfedin.
* En sevdiğim yollardan biri: Sınırlı sayıda, sanatçı imzalı orijinal baskılar (print'ler). Bir tablonun onda biri fiyatına, size özel numaralandırılmış bir esere sahip olabilirsiniz.
* İkinci el antikacıları, bit pazarlarını karıştırın. Bazen hazineler bulunuyor.
Unutmayın, IKEA'daki seri üretim bir poster ile bir sanatçının izin verdiği, kaliteli kağıda basılmış orijinal bir sanat baskısı arasında dağlar kadar fark var. Biri dekorasyondur, diğeri sanattır.
Son Söz Yerine: Bir Davet
Bence herkesin evinde, onun kim olduğunu anlatan, onu besleyen bir sanat nesnesi olmalı. Bu, hayata bakışınızı zenginleştiren küçük bir dokunuş. Mükemmel olanı bulmak için beklemeyin. Sizi çeken, içinize işleyen o ilk eserle başlayın.
Peki ya siz ne düşünüyorsunuz? Evinizde sizi en çok etkileyen, size özel hissettiren bir parça var mı? Yoksa siz de "doğru zamanı" mı bekliyorsunuz? Fikirlerinizi ve kendi keşiflerinizi merakla bekliyorum!
İşte burada kilit nokta, kafamızdaki kalıpları kırmak. Bir eserin, dünyaca ünlü bir müzayedede milyon dolarlara satılması gerekmiyor. Hatta bence, gerçek anlamda "sizin" olan ve size bir şeyler hissettiren her şey, kişisel evreninizde bir sanat eseridir. Bu, bir sokak fotoğrafçısının sınırlı sayıda basılmış imzalı fotoğrafı olabilir, genç bir sanat öğrencisinin ilk karakalem çalışması, el yapımı bir seramik tabak, hatta dedenizin askerden gönderdiği bir çizim... Önemli olan, sizinle duygusal veya düşünsel bir bağ kurması.
Evimiz, bizim en kişisel alanımız. Duvarlarımız, raflarımız ruh halimizi yansıtmalı bence. Sürekli bakmaktan keyif aldığınız, sizi huzurlu, heyecanlı veya düşündüren bir obje, evinize ruh katar. Bu bir yatırım aracı olmak zorunda değil. İşin ilginç tarafı, etrafınız sizi besleyen şeylerle çevrili olduğunda, farkında olmadan yaratıcılığınız ve algılarınız da açılıyor. Evinizi bir galeri gibi steril tutmak yerine, sizinle konuşan bir dost gibi düşünün.
Kesinlikle olur! İşte birkaç samimi önerim:
* Yerel sanat okullarının bitirme sergilerini takip edin. İnanılmaz yetenekli gençler, ilk eserlerini çok uygun fiyatlara sunuyor.
* Etsy veya yerel el emeği pazarlarındaki bağımsız sanatçıları keşfedin.
* En sevdiğim yollardan biri: Sınırlı sayıda, sanatçı imzalı orijinal baskılar (print'ler). Bir tablonun onda biri fiyatına, size özel numaralandırılmış bir esere sahip olabilirsiniz.
* İkinci el antikacıları, bit pazarlarını karıştırın. Bazen hazineler bulunuyor.
Unutmayın, IKEA'daki seri üretim bir poster ile bir sanatçının izin verdiği, kaliteli kağıda basılmış orijinal bir sanat baskısı arasında dağlar kadar fark var. Biri dekorasyondur, diğeri sanattır.
Bence herkesin evinde, onun kim olduğunu anlatan, onu besleyen bir sanat nesnesi olmalı. Bu, hayata bakışınızı zenginleştiren küçük bir dokunuş. Mükemmel olanı bulmak için beklemeyin. Sizi çeken, içinize işleyen o ilk eserle başlayın.
Peki ya siz ne düşünüyorsunuz? Evinizde sizi en çok etkileyen, size özel hissettiren bir parça var mı? Yoksa siz de "doğru zamanı" mı bekliyorsunuz? Fikirlerinizi ve kendi keşiflerinizi merakla bekliyorum!