Yayman, sosyal medyayı “kötülüklerin anası” olarak nitelendirdi ve son yaşanan olayların, konunun partiler üstü bir mesele olarak ele alınması gerektiğini öğrettiğini söyledi. Eğitim sisteminin ve veli-okul ilişkisinin masaya yatırılması gerektiğinin altını çizdi.
Sanal ortamlarda suça özendirme, madde bağımlılığının teşviki, ırkçılık ve siber faşizm gibi olguların varlığına dikkat çeken Yayman, bu durumlara karşı yasaklamaların getirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, sorumluluğun sadece kullanıcılarda değil, ulus aşırı şirketlerde de olduğunu kaydetti.
Hüseyin Yayman, dijital okuryazarlığın önemine de değinerek, hem gençlerin hem ailelerin bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kamunun gerekli denetimleri yapmasının şart olduğunu, ancak X platformu, TikTok veya oyun konsolları gibi araçlarla iş birliği yapılmadığında etkin bir denetimin mümkün olmadığını ifade etti.
Dijital bağımlılığın madde bağımlılığı kadar ciddi bir sorun olduğunu vurgulayan Yayman, sanal medyanın çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerine karşı topyekûn bir mücadele çağrısında bulundu.
Sizce sanal medya ve sosyal ağların olumsuz etkilerini azaltmak için en etkili ve pratik çözüm ne olabilir?