🌟 İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Türkiye Yüzyılı, Kadınların Güçlendiği Bir Türkiye Vizyonudur

📍 İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle İletişim Başkanlığı'nda düzenlenen "Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli"nde önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasına başlarken, Denizli'nin Buldan ilçesinde yaşanan depremden etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

Hayatı güzelleştiren, topluma yön veren ve emekleriyle, azimleriyle toplumsal yaşama değer katan tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü'nü içtenlikle kutlayan Duran, milli ve manevi hafızamızda özel bir yer edinen tüm kadın kahramanları ve şehitleri rahmet ve minnetle andı. Gazze'den Suriye'ye, Arakan'dan Afrika'ya kadar dünyanın çeşitli coğrafyalarında acılarla sınanan tüm anneleri ve kadınları da selamlayarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü tebrik etti.

Duran, sözlerine geçtiğimiz günlerde okulları evlatlarına mezar olan İranlı annelere taziyelerini ileterek devam etti ve Rabb'inden rahmet ve sabır diledi. Kadın hakları kavramının yalnızca yasal hak arayışlarından veya eşitlik talebinden ibaret olmadığının altını çizen İletişim Başkanı, bunun hayatın her alanını ve toplumun tamamını ilgilendiren kapsamlı ve hayati bir meseleyi ifade ettiğini vurguladı.

Bu derinlikli yaklaşım doğrultusunda panelin başlığını özellikle "Kadın, Toplum ve Gelecek" olarak belirlediklerini ifade eden Duran, bu üç unsurun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini dile getirdi. Son iki yüzyılda kadınların, üretim ilişkilerinin şekillendirdiği ekonomik düzende görünür olabilmek, sosyal hayatta daha etkin bir rol üstlenebilmek ve devlet-vatandaş ilişkisinde eşit konuma ulaşabilmek adına büyük bir mücadele verdiğini kaydetti.

Bu mücadelenin sadece bireysel hakların kazanılmasıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda adil ve kapsayıcı bir toplumsal düzenin inşasına yönelik güçlü bir iradeyi temsil ettiğini belirtti. Duran, konuşmasında kadın hakları meselesinin zaman zaman sloganik ifadelerle reklam sektörünün ve tüketim kültürünün bir parçası haline getirilmesine, güçlü kadın imajının içi boşaltılmış söylemlerle gündeme gelmesine dikkat çekti.

Bu durumun, bizi gerçek meselelerden uzaklaştırdığını ve toplumsal bir yanılsama ürettiğini ifade eden Duran, kadınların karşı karşıya olduğu sorunların, yüzeysel sloganlar ya da popüler söylemlerle açıklanamayacak kadar derin ve çok boyutlu olduğunu vurguladı. Böyle bir yaklaşımın ne kadınların gerçek sorunlarına çözüm ürettiğini ne de toplumsal adalete katkı sağladığını belirterek, meseleye daha derinlikli ve toplumsal gerçekliğimizi gözeten bir perspektifle yaklaşmanın zorunluluk olduğunu söyledi.

Duran, kadınları herhangi bir ayrım gözetmeden kamusal hayatta daha görünür ve daha etkin kılmanın temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Eşit ücret, doğum izni, kreş imkanları, taciz ve mobbing gibi kadınların hayatını doğrudan etkileyen alanlarda toplumdan gelen her sesi dikkatle dinlediklerinin altını çizdi.

Bu kapsamda, vatandaşların başvuru mekanizmalarından biri olan CİMER'e kadınlardan gelen başvuruların titizlikle incelenmesi konusunda Başkanlık olarak hassasiyet gösterdiklerini açıkladı. 2025 yılı boyunca CİMER'e iletilen yaklaşık 92 bin teşekkür başvurusunun önemli bir bölümünün kadın kamu görevlilerine yönelik olduğunu belirten Duran, doktorlardan hemşirelere, öğretmenlerden sosyal hizmet çalışanlarına ve güvenlik personeline kadar, hemen her alanda görev yapan özverili kadınlara teşekkürlerini iletti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kadına yönelik şiddetle mücadele konusundaki kararlı, tavizsiz ve ilkesel duruşunun son 20 yılda Türkiye'de önemli bir zihniyet dönüşümünün kapısını araladığını ifade eden İletişim Başkanı, atılan yasal adımlar ve geliştirilen kurumsal mekanizmalar sayesinde şiddetin önlenmesi konusunda güçlü bir toplumsal bilincin oluştuğunu kaydetti. Bugün devletin şiddet mağduru bir kadının yardım talebine ilgisiz kalan bir yaklaşımdan çok uzaklarda olduğunu belirterek, eski köhne zihniyetten 'devlet vatandaşını her türlü şiddetten korumak zorundadır ve koruyacaktır' anlayışına geçişin Türkiye'de önemli bir zihinsel dönüşümü temsil ettiğini vurguladı.

Devletin, emniyet mensuplarından diyanet çalışanlarına, sosyal hizmetler görevlilerinden sağlık ve eğitim alanındaki personeline kadar binlerce kamu çalışanına yıllardır şiddet farkındalığı ve müdahale eğitimleri verdiğini aktaran Duran, kadına yönelik şiddeti hiçbir hafifletici nedeni olmayan bir suç olarak gördüklerini söyledi. Bu noktada 6284 sayılı kanunla beraber ALO 183 ve KADES gibi uygulamalarla şiddet ve şiddet diline yer vermeyen bir toplum inşası için gayret gösterdiklerini belirtti.

Karar alma mekanizmalarında ve parlamento temsilinde kadın görünürlüğü noktasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ısrarlı duruşunun çok kıymetli olduğunu ifade eden Duran, liderlik ettiği hükümetlerde Cumhuriyet tarihimiz boyunca hiç olmadığı kadar fazla sayıda kadın bakanın yer aldığını söyledi. Ayrıca, kadın bakan yardımcılarının da panelde hazır bulunmasının memnuniyet verici olduğunu dile getirdi.

2002'de yüzde 4'ler seviyesinde olan kadın milletvekili oranının istikrarlı bir şekilde artarak 2023'te yüzde 20'lere yükseldiğine işaret eden Duran, çalışma hayatında doğum ve süt izinleri ile küçük çocuğu olanlara esnek çalışma saatleri gibi düzenlemelerin, kadınların lehine uygulanacak şekilde geliştirildiğini vurguladı. Doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması için bir önerinin de halihazırda meclis gündeminde olduğunu ekledi. Geride bıraktığımız yüzyılda kız çocuklarının okullaşma oranı başta olmak üzere çok önemli ve olumlu gelişmelerin kaydedildiğini de belirtti.

İletişim Başkanı Duran, bugün orta ve yükseköğretimde kız ve erkek öğrencilerin oranının birbirine çok yakın olduğu bilgisini paylaşarak, kadınların eğitim alanındaki başarısına dikkat çekti. 2010'lu yıllarda 25-29 yaş arasındaki kadınlarda yüksekokul mezunu oranının yüzde 11 iken, 2020'li yıllarda bu oranın yüzde 40'ın üzerine çıktığını kaydetti. Bu başarının, Cumhuriyet tarihimizden bu yana kadın eğitimi alanında gerçekleştirilen devrimsel bir sıçramayı gösterdiğini ifade etti.

20'nci yüzyılda kadınların karşılaştığı hak kayıplarını, sosyal alandaki ihlalleri, okullaşma ve çalışma hayatındaki engelleri 21'inci yüzyıla taşımadığımızı belirten Duran, aynı şekilde, 28 Şubat darbe döneminin doğrudan kadınları hedef alan başörtüsü yasağı gibi ayrımcı uygulamalarını da geride bıraktıklarını dile getirdi. Hem siyasi hem de sosyal engellemelerle karşılaşan başörtülü kadınların artık kamusal alanlarda hak ettiği yeri aldığını söyledi.

1934'te kadınlara tanınan seçilme hakkının, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2014 yılında başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla tam anlamıyla uygulanmaya başladığını ifade etti. Duran, "Türkiye Yüzyılı vizyonunun, kadınların her anlamda korunduğu ve güçlendiği bir Türkiye'nin vizyonu olduğunu" vurgulayarak, kadınların iş, adalet ve eşit muamele taleplerinin giderilmesi için canla başla çalışmaya devam edeceklerini dile getirdi. Türkiye Yüzyılı'nın, kadınların elde ettiği hukuki kazanımları yapısal ve sürdürülebilir fırsat eşitliğiyle taçlandırmanın yüzyılı olduğunun altını çizdi.

İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin uzun yıllardır sürdürdüğü insani adalet temelli ve barış odaklı dış politika anlayışıyla dünyanın farklı coğrafyalarında da kadınların hak ve özgürlük mücadelesine destek verdiğini sözlerine ekledi. Bu yaklaşımın küresel ölçekte de Suriye'de, Yemen'de, Afrika'da ve birçok yerde kadınların maruz kaldığı adaletsizliklere karşı ilkeli ve kararlı duruşumuzun temelini oluşturduğunu belirtti.

Bugün acımasız bir soykırımın yaşandığı Filistin'de özellikle kadınların maruz kaldığı trajedilere karşı Türkiye'nin her platformda tepkisini açık ve net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. Kadınlar Günü vesilesiyle Gazze'de direnişin sembolü olan Gazzeli kadınları selamlamak ve dünyayı kendilerine hayran bırakan onurlu duruşlarını kutlamak istediğini dile getiren Duran, temennilerinin çatışmaların ve savaşların sürdüğü tüm coğrafyalarda barışın bir an önce tesis edilmesi, kadınların onurlu, güvenli ve korkusuz bir şekilde yaşamlarını sürdürebileceği bir ortamın sağlanması olduğunu söyledi.

Başkanlık olarak kamu iletişiminin toplumsal değerleri güçlendiren kapsayıcı bir anlayışla yürütülmesini düşündüklerini ifade eden Duran, bu çerçevede panelin medya, kamu kurumları, akademi ve sivil toplum kuruluşları arasında yapıcı bir diyalog zemini oluşturmasını ümit ettiklerini belirtti. Kadının güçlenmesinin toplumun güçlenmesi olduğunu vurgulayarak, daha adil bir geleceğin inşasında kadınların rolünün vazgeçilmez olduğunu sözlerine ekledi.

İletişim Başkanı Duran, konuşmasının ardından kurumdaki en kıdemli kadın personel Yurdagül Girgin'e çiçek ve hediye takdim etti. Prof. Dr. Emine Sare Aydın'ın moderatörlüğünü üstlendiği "Kadın, Toplum ve Gelecek Paneli'nde İçişleri Bakanı Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Sedide Yılmaz Akbulut ve Gazeteci Fadime Özkan da konuşma yapan isimler arasında yer aldı.

Türkiye'nin kadınların güçlenmesi ve toplumsal konumunun iyileştirilmesi konusundaki bu adımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

🚀 Anlık son dakika haberleri ve tartışmalar için Telegram kanalımıza katılın:
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
burhanettin-duran-aa-2433326.jpg
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri