TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in bu konudaki gündem dışı konuşmalarını gerçekleştirmeleri yönündeki talebi kabul etti. Yapılan bilgilendirmeye göre, bu gündem dışı konuşmalarda her bir bakana otuzar dakika süre verilecekti. Ardından siyasi parti gruplarına yirmişer dakika, grubu bulunmayan partilerden ise iki milletvekiline beşer dakika söz hakkı tanınacaktı. Ancak gündem dışı konuşmalara geçilmeden önce önemli bir gelişme yaşandı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), yürütülecek görüşmelerin kamuoyuna kapalı bir şekilde gerçekleştirilmesine yönelik bir önerge sundu. Bu önerge, Genel Kurul'da yapılan oylama sonucunda kabul edildi. Önergenin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bir takım düzenlemelerin yapılacağını duyurdu. Kurtulmuş, Genel Kurul Salonu'nda sadece üyelerin bulunması gerektiğini ve diğer dinleyiciler ile görevlilerin salonu terk etmeleri gerektiğini belirtti. Bu talep üzerine salonun boşaltılması için bir hazırlık süreci başlatıldı ve bu süreç için birleşime ara verildiği açıklandı. Kapalı oturuma geçilmesi kararı neticesinde, yeminli stenograflar ve görevli personel haricindeki tüm kişilerin Genel Kurul Salonu'ndan çıkarılması talimatı verildi. Ayrıca, TBMM Genel Kurul Salonu'na bitişik konumda bulunan basın büroları ve kulis alanları da bu kapsamda boşaltıldı. Belirlenen aranın ardından TBMM Genel Kurulu, kapalı oturum usulüyle çalışmalarına devam etti. Kapalı oturuma katılanlar arasında AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ve Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal gibi önemli isimler de yer aldı. Bu önemli gelişmeler ışığında, sizce bu tür hassas konularda kapalı oturumların düzenlenmesi, kamuoyunun bilgilendirilmesi açısından ne kadar etkilidir?
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
|
|