Al Jazeera'ye değerlendirmelerde bulunan askeri uzman Tuğgeneral Hasan Cuni, bu açıklamanın İran'ın savunma doktriniyle doğrudan bir bağlantısı olduğunu belirtti. Cuni'ye göre İran, ABD ve İsrail'in sahip olduğu hava üstünlüğünü dengelemek ve aralarındaki teknolojik ve kapasite farkını kapatmak amacıyla uzun yıllardır balistik füze cephaneliğini temel bir caydırıcılık unsuru olarak geliştirmekte. Bu stratejinin bir göstergesi olarak, pazartesiyi salıya bağlayan gece Devrim Muhafızları, devam eden "Gerçek Vaat 4" operasyonunun 33. dalgası çerçevesinde ABD ve İsrail hedeflerine bir tonluk savaş başlığı taşıyan ağır füzeler fırlattığını bildirdi. Askeri uzmana göre balistik füze kullanımındaki bu yükseliş, üç temel seviyede kendini gösteriyor. İlk olarak, kullanılan füzelerin savaş başlığı ağırlığı 1 tona çıkarılmış durumda ve bu kapasitenin daha da artırılması potansiyeli bulunuyor. İkinci olarak, tahrip etkisini ikiye katlayabilen parça tesirli veya misket tipi patlayıcı başlıkların kullanılmasına geçiş yapıldığı gözlemleniyor. Üçüncü olarak ise, füzelerin isabet oranının iyileştirilmesi ve stratejik öneme sahip, daha hassas hedeflerin belirlenmesiyle birlikte füze kullanımında bir hassasiyet artışı dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce "İran'ın askeri kapasitesinin %80'ini yok ettik" şeklindeki açıklamalarını da değerlendiren Cuni, bu tahminin muhtemelen İran'ın füze atışlarındaki niceliksel azalmaya dayandığını ifade etti. 11 gün süren yoğun hava saldırılarının İran'ın füze cephaneliğinin önemli bir bölümünü imha ettiğine inanmakla birlikte, Cuni yine de hiçbir tarafın bu cephaneliğin tam boyutları hakkında kesin bilgiye sahip olmadığının altını çizdi. Uzman, "Eğer bu bilgiler gerçekten ellerinde olsaydı, füzelerin yerleri çok daha kesin olarak belirlenir ve doğrudan hedef alınırdı" şeklinde bir değerlendirmede bulundu. Savaşın mevcut durumuna bakıldığında, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in başlattığı geniş çaplı saldırılarda Dini Lider Ali Hamaney, Savunma Bakanı ve üst düzey Devrim Muhafızları komutanlarının da aralarında bulunduğu yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği biliniyor. Tahran yönetimi ise bu saldırılara İsrail'e ve Arap/Körfez ülkelerindeki Amerikan üslerine yönelik füze ve İHA saldırılarıyla ("Gerçek Vaat 4") yanıt vermeye devam ediyor. Bu misillemelerin, bölgede sivil altyapıların, havalimanlarının ve limanların ağır hasar görmesine neden olduğu belirtiliyor. Sizce İran'ın bu yeni füze stratejisi, bölgedeki dengeleri nasıl etkileyecektir?
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
|
|