The Guardian için yapılan analiz, çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu. En büyük 100 fosil yakıt şirketi, savaşın başladığı mart ayından bu yana saatte 30 milyon dolardan fazla “hak edilmemiş” kâr elde etti. Varil başına 100 dolara çıkan petrol, şirketlerin kasasına sadece bir ayda 23 milyar dolar ekledi.
Kazancın aslan payı tanıdık isimlere gitti. Suudi Aramco, yıl sonuna kadar 25 milyar doları aşan savaş kârıyla listenin başında yer alıyor. Rus devleri Gazprom, Rosneft ve Lukoil ise Putin’in savaş hazinesine sadece mart ayında günlük 840 milyon dolar taşıdı.
İklim değişikliğini inkâr eden ExxonMobil ve Shell gibi Batılı devler de hisse değerlerine milyarlarca dolar katarak bu krizden refahla çıktı.
Artan enerji faturaları ve enflasyon tüketiciyi ezerken, İtalya’dan Güney Afrika’ya kadar pek çok ülke yakıt vergilerini düşürerek halkı korumaya çalışıyor. Avrupa Komisyonu ve birçok maliye bakanı şimdi şu soruyu soruyor: “Savaştan kâr edenler, halkın yükünü hafifletmeye yardım etmeli mi?”
“Beklenmedik kâr vergisi” tartışmaları şimdi hiç olmadığı kadar sıcak bir gündem maddesi haline geldi.
Birleşmiş Milletler ve enerji uzmanları ise tek çıkış yolunun “bağımsızlık” olduğunu vurguluyor. BM İklim Başkanı Simon Stiell, “Fosil yakıtlara bağımlılık ulusal güvenliği yok ediyor” diyerek yenilenebilir enerjiye dikkat çekti.
Mart ayında sadece İngiltere’de rüzgâr ve güneş kullanımı, 1 milyar sterlinlik doğal gaz ithalatının önüne geçti.
Sizce savaş dönemlerinde elde edilen bu olağanüstü kârlar üzerinden ek vergi alınmalı mı?