Yapılan açıklamaya göre, mart ayı itibarıyla İsrail hapishanelerindeki Filistinli esir sayısı 9 bin 500’ü geçmiş durumda. Bu rakamın, bir önceki aya kıyasla yaklaşık yüzde 2,15 oranında bir artışa işaret ettiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, tutuklu bulunan kadın esir sayısının 73, çocuk esir sayısının ise 350 olduğu aktarıldı. Çocuk esirlerin büyük çoğunluğunun Megiddo ve Ofer hapishanelerinde tutulduğu ifade edildi. Paylaşılan verilere göre, herhangi bir suçlama olmaksızın tutulan idari tutukluların sayısı 3 bin 442’ye ulaşmış durumda. Bu kategorideki tutukluların sayısı dikkat çekici bir seviyede bulunuyor. İsrail makamlarının ”yasa dışı savaşçı” olarak sınıflandırdığı tutukluların sayısının ise 1249 olduğu bildirildi. Ancak açıklamada, bu sayıya İsrail ordusuna bağlı kamplarda tutulan Gazze Şeridi kökenli tüm esirlerin dahil edilmediği özellikle vurgulandı. Söz konusu ”yasa dışı savaşçı” sınıflandırması kapsamında yalnızca Filistinli esirlerin değil, Lübnan ve Suriye’den esirlerin de bulunduğu ifade edildi. Bu durum, kategorinin kapsamı hakkında bilgi veriyor. Sizce uluslararası toplum, tutuklu sayılarındaki bu artış ve idari tutukluluk uygulamaları karşısında nasıl bir tutum sergilemeli? |
|