Yayında, “İran'ın yeni bir lideri var: Mücteba Hamaney. İlk saldırıda tasfiye edilen aile üyeleri gibi, o da yakında kendisini cehennemde bulabilir.” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, Mücteba Hamaney'in yanı sıra, bugünlerde İran'ı yöneten birkaç üst düzey ismin daha listede yer aldığı vurgulandı.
Ali Laricani’nin, işleri asıl yürüten kişi olduğu ve ülkenin Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri olarak fiilen İran'ın lideri gibi görev yaptığı iddia edildi. Açıklamaya göre Laricani, bu görevi muhtemelen yakın gelecekte de sürdürecek.
Bunun nedeni olarak ise Mücteba Hamaney'in yaralı olduğu ve işlevsel olarak görevini gerektiği gibi yerine getiremeyecek durumda olduğu öne sürüldü. Yayında, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın ise listede yer almadığına dikkat çekildi.
Bu durumun bir tesadüf olmadığı, Pezeşkiyan'ın gerçek bir yetkisinin bulunmadığı ve görüşlerinin Devrim Muhafızları'nın üst düzey yetkilileri arasında dikkate alınmadığı iddia edildi. Sunulan üst düzey liderlik kadrosunun muhafazakâr ve Batı'ya karşı sert çizgide olduğu ifade edildi.
Açıklamada, bu isimlerin istisnasız hepsinin birer suikast hedefi olduğu son ve çarpıcı ifade olarak yer aldı. İsrail kaynaklı bu iddialar, bölgedeki gerilimlere ilişkin yeni bir boyutu gündeme taşımış oldu.
Sizce bu tür açıklamalar bölgesel gerilimi nasıl etkiler?