| Almanya'dan 9 Kasım 2025 tarihinde tatil amacıyla İstanbul'a gelen Böcek ailesi, Fatih'te bir otele yerleşti. Aile üyeleri, tatillerinin üçüncü gününde mide bulantısı şikayetiyle hastaneye başvurdu. Hastanede "gıda zehirlenmesi" teşhisi konulan dört kişi, işlemlerinin ardından kaldıkları otele geri döndü. Ancak aile otelde tekrar fenalaştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, otele gelen ambulans ekipleri kilitli kapı nedeniyle içeriye ulaşamadı. Olayın ardından yürütülen soruşturmada, ölümlerin gıda zehirlenmesinden kaynaklanmadığı Adli Tıp Kurumu raporuyla kesinleşti. Raporda, ailenin konakladığı otelde tahtakurusu nedeniyle ilaçlama yapıldığı ve ailenin bu ilaçtan zehirlendiği belirlendi. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede sanıkların alması istenen cezalar netleşti. Başsavcılık; şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammed Moeen Ud Dın Chıstı hakkında “Bilinçli Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne Neden Olma” suçundan 3 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası talep etti. Diğer şüpheli Rustemsha Batyrov hakkında ise ‘Taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis istendi. Soruşturma kapsamında bazı şüpheliler ve suçlamalar hakkında da ek karar verildi. Şüpheliler Fatih Tektaş, Mahmut Keser, Fahri Mustafa Orel, Ercan Erdoğan ve Yusuf Dalkılıç hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" ile "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçlarından kovuşturmaya yer olmadığı belirtildi. Ayrıca şüpheliler Doğan Cağferoğlu, Zeki Kışı, Serkan Kışı, Hakan Oğlak ve Rustemsha Batyrov hakkında da "taksirle yaralama" suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar çıkarıldı. İddianamede, İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hazırlanan detaylı rapora da yer verildi. Rapora göre, zehirlenme olayının yaşandığı otelde haşerelere karşı uygulanan biyosidal ürün şüpheli Doğan Cağferoğlu tarafından yapıldı. İşlem sonrası iş yerine bırakılan formda irtibat numarası olarak belirtilen telefon numaralarından birinin şüpheli Serkan Kışı'ya ait olduğu tespit edildi. Raporda ilaçlama firmasının geçmişiyle ilgili çarpıcı bir detay da yer aldı. Firmanın daha önce farklı bir adreste yaptığı ilaçlama sonucunda bir çocuğun zehirlendiği, o uygulamayı da şüpheli Serkan Kışı'nın yaptığı ve konuyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu aktarıldı. Rapordaki bir diğer bilgi ise işlemi gerçekleştiren kişinin yetkinliğine ilişkindi. Olayın yaşandığı oteli ilaçlayan şüpheli Doğan Cağferoğlu'nun herhangi bir sertifika kaydına rastlanmadığı ve biyosidal ürün uygulamasını tamamen izinsiz gerçekleştirdiği dosyaya eklendi. Sizce bu tür trajedilerin önüne geçmek için ilaçlama sektöründe denetimler nasıl daha sıkı hale getirilebilir? |
|