| İlanda, Maarif Vekaleti tarafından, milletin iç ve dış istiklali uğrundaki mücadelesini ifade edecek bir İstiklal Marşı için yarışma açıldığı belirtildi. Ülkenin her yerindeki şair ve yazarlar hizmete davet edilirken, seçilecek eserin güftesi için 500 lira mükafat vaat edildi. Ancak ilana çok sayıda başvuru olmasına rağmen, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver, Meclis kürsüsünden Mehmet Akif Ersoy'a bizzat müracaat ettiğini açıkladı. Tanrıöver, Akif'in ödül konusunda çekinceleri olduğunu, ancak kendisinin gerekli tedbirleri alacağını söyleyerek onu ikna ettiğini ifade etti. Bu şartla Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı şiir, diğer altı şiirle birlikte Meclis'in değerlendirmesine sunulmak üzere gönderildi. Tanrıöver, daha sonra Meclis kürsüsünden Ersoy'un gönderdiği İstiklal Marşı'nı ilk kez okudu. Mehmet Akif Ersoy'un kaleme aldığı İstiklal Marşı, ilk kez 1 Mart 1921 tarihinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün başkanlık ettiği TBMM'nin birleşiminde milletvekillerinin takdirine sunuldu. Marş, ilk okunuşundan 11 gün sonra, 12 Mart 1921'de yeniden Meclis gündemine geldi. Görüşmelerde, marşın Meclis'te mi kabul edileceği yoksa bir seçici heyete mi bırakılacağı tartışıldı. Milletvekillerinin çoğunluğu, kararı TBMM'nin vermesi gerektiği görüşünü paylaştı. Ödül konusu da eleştirilere neden olurken, Tanrıöver, şairlerin para için değil, vatan sevgisiyle yazdıklarını vurguladı. 12 Mart 1921'deki görüşmelerde, bazı milletvekilleri seçim için erken olduğunu savunurken, Çankırı Milletvekili Mehmed Tevfik Durlanık, tercih yapılacaksa Akif Bey'in şiirinin gayet güzel olduğunu belirtti. Ardından çok sayıda milletvekili, Mehmet Akif Ersoy'a ait marşın kabulünü teklif etti. Reisi Sani Adnan Adıvar, İstiklal Marşı'nı oylamaya sundu ve marş, ekseriyet-i azime (büyük çoğunluk) ile kabul edildi. Kırşehir Milletvekili Ahmed Müfid Kurutluoğlu, marşın bir kez daha okunmasını istedi. Konya Milletvekili Refik Koraltan ise, "Milletin ruhuna tercüman olan işbu İstiklal Marşı'nın ayakta okunmasını teklif ediyorum." dedi. Bunun üzerine Adıvar, marşın resmen kabul edildiğini ilan etti ve tüm milletvekilleri İstiklal Marşı'nı ayakta dinledi. Marşın her iki okunuşunda da milletvekilleri tarafından büyük bir coşkuyla karşılandığı kayıtlara geçti. Özellikle "Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak" dizesi şiddetli alkışlarla kesilirken, "Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda" kısmında milletvekillerinden "İnşallah" sedaları yükseldi. Sizce İstiklal Marşı'nın kabul sürecindeki en dikkat çekici detay nedir? |
|