İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Erzan hakkında "nitelikli dolandırıcılık" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarından toplam 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezası hükmü vermişti. Bu karara yapılan itiraz üzerine dosya, istinaf aşamasına taşınmıştı.
İstinaf mahkemesi yaptığı incelemede, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin gerekli bilgilere kararında yer vermediğini tespit etti. Bu eksikliğin, kararın denetimini zorlaştırdığı vurgulandı.
Daire ayrıca, yargılama sürecinde bazı usul kurallarının uygulanmadığına dikkat çekti. Tüm bu değerlendirmeler ışığında, istinaf başvurularını yerinde bulan mahkeme, ilk derece kararının bozulmasına hükmetti.
Karar gereği, Seçil Erzan dosyası yeniden yargılanmak üzere İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Süreç, yerel mahkemede yeniden başlayacak.
Sizce bu bozma kararı, yargı sürecinin sağlıklı işlemesi adına doğru bir adım mı?