S.F.’nin avukatı, bu paylaşımda kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddiasıyla Prof. Dr. Şener hakkında, İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne 100 bin lira manevi tazminat davası açtı. Davayı kısmen kabul eden mahkeme, Prof. Dr. Şener’in 20 bin lira tazminat ödemesine hükmetti. Şener’in avukatı Ali Onar ise müvekkilinin yazdığı cevabın eleştiri sınırlarında olduğunu ileri sürerek kararı istinafa taşıdı. Dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemenin verdiği tazminat kararını kaldırdı. Mahkeme, kararında ifade özgürlüğünün yalnızca iyi karşılanan değil, aynı zamanda kırıcı, hoş karşılanmayan ya da kaygı uyandıran düşünceler için de geçerli olduğunu vurguladı. Kararda, çoğulculuk ve hoşgörünün demokratik bir toplum için gerekli olduğu belirtildi. Mahkeme, somut olaya bakıldığında, davacının sosyal medyada Kovid-19 aşılarının olumsuz etkilerine ilişkin paylaşımda bulunduğunu ve telefon numarası paylaştığını hatırlattı. Dolayısıyla davalı Alper Şener’in, paylaşımda ileri sürülen hususların bilimsel veriye dayanmadığını belirterek yaptığı eleştirinin, ağır eleştiri mahiyetinde olduğu ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı sonucuna vardı. Şener’in avukatı Ali Onar, sosyal medya tartışmalarında yaşanılan bazı diyalogların ticari kazanç haline getirilmeye çalışıldığını söyledi. Onar, yapılan düzenlemelerle ticari kazanca döndürülen manevi tazminat davalarının azaldığını ifade etti. Kararı değerlendiren Prof. Dr. Alper Şener, salgın döneminde Kovid-19 Bilim Kurulu’nda görev yaptığı için toplumu bilgilendirdiklerini hatırlattı. Şener, bilimsel kongrelerde tartıştığı bir meslektaşına sosyal medyada yanıt verince dava açıldığını belirterek, üst mahkemenin bu ifadenin ağır eleştiri olabileceği yönündeki kararını sevinçle karşıladığını söyledi. Sizce sosyal medyada meslektaşlar arasında yapılan sert bilimsel tartışmalar, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmeli mi? |
|