| Yapılan resmi paylaşımda, bu kararın alınmasının nedeni olarak, İran'daki güvenlik ortamının kötüleşmesi gösterildi. Açıklamada, büyükelçiliğin faaliyetlerinin askıya alındığı teyit edildi. Büyükelçi ve beraberindeki 5 İsviçreli personelin, kararın ardından kara yoluyla İran'dan ayrıldığı ve şu anda ülke dışında güvende oldukları bilgisi paylaşıldı. Personelin, güvenlik durumu uygun olduğunda tekrar Tahran'a döneceği ifade edildi. Aynı açıklamada, İsviçre'nin, ABD ve İran arasında bir iyi niyet girişimi olarak sürdürdüğü arabuluculuk rolüne de değinildi. İki ülke arasındaki iletişim kanalını açık tutmaya devam edecekleri belirtildi. Bu gelişmeler, İsviçre Savunma Bakanı Martin Pfister'in, ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırıları uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlamasının ardından geldi. İsrail ve ABD, 28 Şubat tarihinde, Tahran ile Washington yönetimleri arasındaki müzakereler devam ederken, İran'a askeri saldırı başlattı. İran ise bu saldırılara karşılık olarak, İsrail'in yanı sıra, ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılar düzenledi. ABD-İsrail saldırılarında, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra, çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti. İranlı yetkililerin verdiği bilgiye göre, söz konusu saldırılarda toplam 1332 kişi öldü. Sizce bölgedeki bu gerilim ortamı ve diplomatik hamleler, daha geniş bir çatışmaya dönüşme riski taşıyor mu? |
|