İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin ateşkes süresince boğazın açık kalacağını açıklamasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump’ın deniz ablukasının süreceğini belirtmesi tansiyonu yeniden yükseltti. İran tarafı ise ABD’nin ablukayı sürdürmesi nedeniyle boğaz kontrolünün eski haline döndüğünü duyurdu.
Son olarak ABD donanmasının, ablukayı aşmaya çalışan İran’a ait bir kargo gemisine müdahale etmesi gerilimi daha da artırdı.
Artan jeopolitik riskler enerji piyasalarını doğrudan etkiledi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3,6 yükselerek 91,4 dolar seviyesine çıktı. Enerji arzına yönelik endişelerin artması, küresel enflasyon baskılarının yeniden gündeme gelmesine yol açtı.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan artarak yüzde 4,26 seviyesine yükselirken, dolar endeksi de yüzde 0,2 artışla 98,3 seviyesine çıktı. Güvenli liman talebinin dolara yönelmesi ve artan enflasyon beklentileri, altın fiyatlarında geri çekilmeye neden oldu. Altının onsu yüzde 0,9 düşüşle 4.790 dolar seviyesinde işlem gördü.
New York borsası, Hürmüz Boğazı’nın açılmasının etkisiyle haftanın son işlem gününü yükselişle tamamlamıştı. Dow Jones yüzde 1,79, S&P 500 yüzde 1,2 ve Nasdaq yüzde 1,52 değer kazanarak tarihi zirvelerini yeniledi.
Ancak yeni haftada vadeli kontratlar düşüşle açıldı. Şirket bilançoları tarafında, Netflix’in ilk çeyrek sonuçları beklentileri aşmasına rağmen zayıf ikinci çeyrek öngörüsü hisselerde sert satış getirdi. Enerji hisselerinde gerileme dikkat çekerken, turizm ve havacılık sektörlerinde toparlanma öne çıktı.
Avrupa borsaları geçen hafta risklerin azalmasıyla yükselmişti. Almanya Merkez Bankası Başkanı Joachim Nagel, enerji fiyatlarındaki artışın ekonomi üzerinde baskı yaratacağını ancak resesyon beklenmediğini ifade etti.
Yeni haftada ise artan jeopolitik riskler nedeniyle Avrupa vadeli endeksleri negatif seyre başladı. Analistler, enerji fiyatlarındaki olası yükselişlerin bölge ekonomisi üzerinde baskıyı artırabileceğini vurguluyor.
Asya piyasaları haftaya pozitif bir başlangıç yaptı. Özellikle teknoloji hisselerindeki yükseliş, ABD-İran geriliminin etkisini dengeledi. Çin’de kredi faiz oranları sabit tutulurken, bu karar ekonomi yönetiminin temkinli duruşunu sürdürdüğüne işaret etti.
Ancak yüksek enerji fiyatları, bölge genelinde enflasyon endişelerini canlı tutuyor.
Yurt içinde Borsa İstanbul, haftayı güçlü bir yükselişle tamamladı. BIST 100 endeksi yüzde 2,72 artışla 14.587,93 puana çıkarak tarihi kapanış rekoru kırdı. Dolar/TL 44,87 seviyesinde dengelenirken, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Türkiye’nin kredi notunu “BB-/B” seviyesinde ve görünümünü “durağan” olarak teyit etti.
Piyasalarda bu hafta en kritik gündem maddesi ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz kararı olacak. Ekonomistlerin büyük çoğunluğu politika faizinde değişiklik beklemiyor.
Analistler, veri gündeminin sakin olduğu haftada Orta Doğu kaynaklı haber akışının piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacağını ifade ediyor. Teknik olarak BIST 100 endeksinde 14.700 ve 14.800 puan direnç, 14.500 ve 14.400 seviyeleri ise destek konumunda bulunuyor.
Sizce önümüzdeki hafta piyasaların ana gündemi jeopolitik riskler mi yoksa merkez bankası kararları mı olacak?