Merhaba arkadaşlar! Geçenlerde canım sıkıldı, "Bugün dışarıda sağlıklı bir şeyler yiyeyim" diye düşündüm. Bir kafeye gittim ve menüdeki "light" yoğurtlu smoothie'yi ve "fit" sandviç'i sipariş ettim. Kendimi çok iyi hissettim, ta ki eve gelip biraz araştırana kadar. Öğrendiklerim beni gerçekten şoke etti ve sizinle paylaşmam gerektiğini düşündüm.
"Light", "Fit", "Diyet" Etiketleri Aldatıcı Olabilir
Bu terimler bize masum ve güvenilir geliyor, değil mi? Ancak deneyimlerime göre, bu etiketler genellikle tatlandırıcı veya ilave şeker kullanımını gizlemek için bir kalkan olabiliyor. O smoothie'nin içinde belki yağ yoktu, ama muhtemelen tat vermek için bol miktarda meyve şurubu veya bal eklenmişti. Kendi adıma, "light" yazısını görünce kalorisiz bir içecek içtiğimi sanıp rahatlamıştım ama yanılmışım.
Salata Soslarındaki Gizli Tehlike
Bir başka büyük tuzak: salatalar! Dışarıda yediğim "sezar salata" veya "ballı hardallı sos" gibi seçenekler, göründüğü kadar masum olmayabilir. Hazır sosların çoğu, lezzeti artırmak için yüksek oranda şeker ve yağ içeriyor. Ben artık sosları ayrı olarak istiyor ve çok az kullanıyorum, hatta mümkünse sadece limon ve zeytinyağı istiyorum. Bu küçük değişiklik bile ciddi bir şeker ve kalori tasarrufu sağlıyor.
"Doğal" Meyve Suları ve Soğuk Çaylar
Bu konu benim için gerçek bir aydınlanmaydı. "Taze sıkılmış" portakal suyu veya "şekersiz" yazan soğuk çaylar... Maalesef çoğu zaman beklentimizi karşılamıyor. Taze sıkılmış olsa bile, bir bardak portakal suyu için 4-5 portakal kullanılıyor ve bu, tüm meyvenin lifinden yoksun, konsantre bir şeker yükü demek. Soğuk çaylarda ise "şekersiz" etiketi, yapay tatlandırıcıların varlığına işaret edebiliyor. Ben artık en güvenli seçenek olarak maden suyu veya sade soda'ya yöneliyorum.
Ne Yapabiliriz? Basit Taktikler
Artık dışarıda yemek yerken birkaç basit kural izliyorum:
Sosları ve dressingle'ları ayrı iste. Kontrol senin elinde olsun.
"Nasıl yapılıyor?" diye sormaktan çekinme. Garsona "Bu sos hazır mı, yoksa ev yapımı mı?" veya "İçine şeker ekleniyor mu?" diye sormak çok işe yarıyor.
İşlenmiş "fit" atıştırmalıklardan ziyade, temel ve bütün gıdaları tercih et. Izgara tavuk, buharda sebze, basit bir omlet gibi.
En önemlisi, kendini kandırmamak. "Sağlıklı" diye bir şey sipariş edip, ardından "ödül" olarak bol şerbetli bir tatlı yemek, yaptığımız seçimi anlamsız kılıyor.
Sonuç olarak, artık menüleri daha şüpheci bir gözle okuyorum. "Sağlıklı" pazarlamasının arkasında neler olabileceğini öğrenmek, seçimlerimi çok daha bilinçli yapmamı sağladı. Sizin de böyle bir deneyiminiz oldu mu? Dışarıda yemek yerken sağlıklı kalmak için başka hangi taktikleri kullanıyorsunuz?
Bu terimler bize masum ve güvenilir geliyor, değil mi? Ancak deneyimlerime göre, bu etiketler genellikle tatlandırıcı veya ilave şeker kullanımını gizlemek için bir kalkan olabiliyor. O smoothie'nin içinde belki yağ yoktu, ama muhtemelen tat vermek için bol miktarda meyve şurubu veya bal eklenmişti. Kendi adıma, "light" yazısını görünce kalorisiz bir içecek içtiğimi sanıp rahatlamıştım ama yanılmışım.
Bir başka büyük tuzak: salatalar! Dışarıda yediğim "sezar salata" veya "ballı hardallı sos" gibi seçenekler, göründüğü kadar masum olmayabilir. Hazır sosların çoğu, lezzeti artırmak için yüksek oranda şeker ve yağ içeriyor. Ben artık sosları ayrı olarak istiyor ve çok az kullanıyorum, hatta mümkünse sadece limon ve zeytinyağı istiyorum. Bu küçük değişiklik bile ciddi bir şeker ve kalori tasarrufu sağlıyor.
Bu konu benim için gerçek bir aydınlanmaydı. "Taze sıkılmış" portakal suyu veya "şekersiz" yazan soğuk çaylar... Maalesef çoğu zaman beklentimizi karşılamıyor. Taze sıkılmış olsa bile, bir bardak portakal suyu için 4-5 portakal kullanılıyor ve bu, tüm meyvenin lifinden yoksun, konsantre bir şeker yükü demek. Soğuk çaylarda ise "şekersiz" etiketi, yapay tatlandırıcıların varlığına işaret edebiliyor. Ben artık en güvenli seçenek olarak maden suyu veya sade soda'ya yöneliyorum.
Artık dışarıda yemek yerken birkaç basit kural izliyorum:
Sosları ve dressingle'ları ayrı iste. Kontrol senin elinde olsun.
"Nasıl yapılıyor?" diye sormaktan çekinme. Garsona "Bu sos hazır mı, yoksa ev yapımı mı?" veya "İçine şeker ekleniyor mu?" diye sormak çok işe yarıyor.
İşlenmiş "fit" atıştırmalıklardan ziyade, temel ve bütün gıdaları tercih et. Izgara tavuk, buharda sebze, basit bir omlet gibi.
En önemlisi, kendini kandırmamak. "Sağlıklı" diye bir şey sipariş edip, ardından "ödül" olarak bol şerbetli bir tatlı yemek, yaptığımız seçimi anlamsız kılıyor.
Sonuç olarak, artık menüleri daha şüpheci bir gözle okuyorum. "Sağlıklı" pazarlamasının arkasında neler olabileceğini öğrenmek, seçimlerimi çok daha bilinçli yapmamı sağladı. Sizin de böyle bir deneyiminiz oldu mu? Dışarıda yemek yerken sağlıklı kalmak için başka hangi taktikleri kullanıyorsunuz?