Ertok, savcılığa verdiği ifadede, söz konusu sim kartın kendisine ulaştırılmadan önce dönemin mülki amiri ve koruma müdürü tarafından temizlendiğini iddia etti. Kendisinin bu olayda bir "sağlama" aracı olarak kullanıldığını belirtti.
Soruşturmanın seyrini etkileyebilecek bu itiraflar, dosyada geniş şekilde yer aldı. Ertok ifadesinde, "Vali Tuncay Sonel bana savcılık ile birlikte çalıştığını, bu olayı çözüp aydınlığa kavuşturmam gerekiyor diye söyledi" dedi.
Bu beyanlara güvendiğini vurgulayan Ertok, "Hatta sim kart incelemesi için vali beni aradığında o dönemin başsavcı ile birlikte beraber olduğunu söyledi" ifadelerini kullandı. Valilik ve savcılık makamının ortak çalıştığını düşünerek valinin söylediklerine itimat ettiğini kaydetti.
"Her ne kadar yetkim olmasa da sim kartı inceledim" diyen Ertok, "Gülistan Doku’yu hiç görmedim ve tanımam. Aramda herhangi bir husumet yoktur" şeklinde konuştu. Olay öncesinde ve sonrasında Tunceli iline hiç gelmediğinin altını çizdi.
Ertok, "Benim Gülistan Doku’nun kayıp olması, alıkonulması ya da öldürülmesi ile ilgili hiçbir ilgim ve alakam yoktur" diyerek kendisini savundu. Yanlış hareket etmesinin nedenini ise valiye ve koruma polisine duyduğu güvene bağladı.
"Ben sadece vali Tuncay Sonel ile Şükrü Eroğlu'na güvendiğim için böyle bir hataya düştüm" diye ekledi. Sim kart kendisine gönderildiğinde valinin kendisini arayıp "basın çok üstümüze geliyor kızı bulmalıyız" dediğini aktardı.
Ertok, "Ben şimdi anlıyorum ki vali Tuncay Sonel ve koruma müdürü Şükrü Eroğlu’nun sim kartı temizleyerek bana gönderdiklerini ve beni kandırdıklarını anladım" iddiasında bulundu. Onun, sosyal medya mesajlarının temizlendiğinden emin olmaları için kullanıldığını öne sürdü.
İncelenen hususların, kendisine sim kartı gönderen vali Tuncay Sonel ile koruma polisi Şükrü Eroğlu'na da sorulmasını istedi. "Vali ve Şükrü bu olayda beni kullanıp tuzağa düşürdü" ifadesini kullandı.
Ertok'a göre, sim kart kendisine gönderilmeden önce temizlenmiş ve emin olmak için ona gönderilerek sağlama yapılmıştı. "Ben sim kartın bana iyi niyetle gönderildiğini düşündüğüm için bu tuzağa düştüm" dedi.
Sim kartın, vali tarafından aileden 09 Ocak 2020 tarihinde alındığını belirtti. Kartın, 09 Ocak 2020 ile 17 Ocak 2020 tarihleri arasında valinin kontrolünde kaldığını öne sürdü.
Kartın kendisine, 17 Ocak 2020'de Tunceli'den otobüse verilerek ulaştırıldığını ve 18 Ocak 2020 tarihinde teslim aldığını anlattı. Sim kartın valinin kontrolünde kaldığı bu sekiz günlük sürede bir işlem yapılmış olabileceğine dikkat çekti.
Ertok, "Sim kart bana geldiğinde sosyal medya mesajları ve sim kartın hafızasındaki rehberi boştu, temizlenmişti" diyerek iddialarını sonlandırdı.
Sizce bu iddialar soruşturmada yeni bir sayfa açabilir mi?