Arkadaşlar, bu artık dayanılır gibi değil! Ekran başında, statta çıldırmamak elde değil. Bir oyuncu açık açık kuralları çiğniyor, hakem de sanki başka bir maç izliyor. Bu rezaleti konuşmazsak olmaz!
Hakem Ofsaytına Düştü mü?
Dakika 32... Takım A'nın hücumu gelişiyor. Takım B'nin orta sahası, bariz bir şekilde, rakibinin önünü kesmek için ayağının altına değil, bacağına basıyor. Net bir faul, net bir durdurma. Herkes bekliyor, hakem sadece faul çaldı. Sarı kart yok! Tribünler, ekran başında herkes "Neden?" diye soruyor. Hakem, "oyunun akışı" diye bir şey uydurmuş olmalı.
Aynı Film, Aynı Oyuncu, Aynı Cezasızlık!
Ve işte geldik dakika 37'ye... Aynı oyuncu! Evet, aynı numara 8! Neredeyse aynı pozisyon, aynı şekilde, rakibinin koşu yoluna girip ayağına takılıyor. Yine faul, yine durdu. Ve yine... SARI KART YOK! Akıl tutulması yaşıyorum resmen! Kurallar net: "Bariz gol şansı olmayan ama durdurma niyeti taşıyan fauller sarı karttır." Bu, 5 dakika içinde iki kez yapıldı. Hakem bu kriteri neye göre değerlendiriyor? Ruh haline göre mi?
Sarı Kart Nedir, Ne Değildir?
Burada mesele sadece bir faul değil. Mesele, hakemin oyuna ve oyunculara olan hakimiyetini KAYBETMESİ. Bir oyuncu, "Hocam, bu hakem kart çıkarmıyor" diye düşünüp daha sert müdahalelere yeltenebilir. Maçın disiplini, gerginliği tamamen hakemin elinde. İlk müdahalede gerekli uyarı (sarı kart) yapılmadığı için, oyuncu cesaret alıp aynı hatayı tekrarladı. Bu, hakem hatasının doğrudan sonucu!
Sessiz Kalınmaz, İsyan Edilir!
Bu tür görmezden gelmeler, sadece o maçı değil, tüm ligdeki standardı düşürüyor. Diğer hakemler de "Aa, bu faule kart çıkmıyormuş" algısı oluşturuyor. Taraftar olarak, ekran başında veya tribünde, bu kadar net kuralları çiğneyen kararlara sessiz kalmayacağız. VAR bile müdahale edemez böyle bir karara, çünkü doğrudan kırmızı kart değil. İş tamamen sahada ki hakemin inisiyatifinde ve bu inisiyatif maalesef uyuyordu!
Haksız mıyım? Siz de bu tarz "cezasız kalan tekrarlı fauller" yüzünden çıldırdığınız anlar oldu mu? Bu hakemler neden böyle kritik anlarda "oyunu yöneteyim" derken aslında "oyunu kaybediyorlar"? Tartışalım!
Dakika 32... Takım A'nın hücumu gelişiyor. Takım B'nin orta sahası, bariz bir şekilde, rakibinin önünü kesmek için ayağının altına değil, bacağına basıyor. Net bir faul, net bir durdurma. Herkes bekliyor, hakem sadece faul çaldı. Sarı kart yok! Tribünler, ekran başında herkes "Neden?" diye soruyor. Hakem, "oyunun akışı" diye bir şey uydurmuş olmalı.
Ve işte geldik dakika 37'ye... Aynı oyuncu! Evet, aynı numara 8! Neredeyse aynı pozisyon, aynı şekilde, rakibinin koşu yoluna girip ayağına takılıyor. Yine faul, yine durdu. Ve yine... SARI KART YOK! Akıl tutulması yaşıyorum resmen! Kurallar net: "Bariz gol şansı olmayan ama durdurma niyeti taşıyan fauller sarı karttır." Bu, 5 dakika içinde iki kez yapıldı. Hakem bu kriteri neye göre değerlendiriyor? Ruh haline göre mi?
Burada mesele sadece bir faul değil. Mesele, hakemin oyuna ve oyunculara olan hakimiyetini KAYBETMESİ. Bir oyuncu, "Hocam, bu hakem kart çıkarmıyor" diye düşünüp daha sert müdahalelere yeltenebilir. Maçın disiplini, gerginliği tamamen hakemin elinde. İlk müdahalede gerekli uyarı (sarı kart) yapılmadığı için, oyuncu cesaret alıp aynı hatayı tekrarladı. Bu, hakem hatasının doğrudan sonucu!
Bu tür görmezden gelmeler, sadece o maçı değil, tüm ligdeki standardı düşürüyor. Diğer hakemler de "Aa, bu faule kart çıkmıyormuş" algısı oluşturuyor. Taraftar olarak, ekran başında veya tribünde, bu kadar net kuralları çiğneyen kararlara sessiz kalmayacağız. VAR bile müdahale edemez böyle bir karara, çünkü doğrudan kırmızı kart değil. İş tamamen sahada ki hakemin inisiyatifinde ve bu inisiyatif maalesef uyuyordu!
Haksız mıyım? Siz de bu tarz "cezasız kalan tekrarlı fauller" yüzünden çıldırdığınız anlar oldu mu? Bu hakemler neden böyle kritik anlarda "oyunu yöneteyim" derken aslında "oyunu kaybediyorlar"? Tartışalım!