AFP'nin aktardığına göre Starmer, “Ablukayı desteklemiyoruz" ifadelerini kullandı. İngiltere Başbakanı, ülkesinin bu savaşa “sürüklenmeyeceğini” bir kez daha vurguladı.
Abluka kararı, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından açıklanmıştı. CENTCOM, Türkiye saatiyle 17.00'de İran limanlarına giren veya çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukasını başlatacağını duyurmuştu.
İran tarafından ise sert bir yanıt geldi. İran Silahlı Kuvvetleri Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfikari, ABD Başkanı Donald Trump'ın tehditlerine ilişkin açıklama yaptı.
Zülfikari, İran'ın kendi "kara sularında" güvenliği sağlamaya devam edeceğini belirtti. ABD-İsrail bağlantılı gemilere Hürmüz Boğazı'ndan geçiş izni verilmeyeceği, diğer gemilerin ise koordinasyon halinde geçebileceği ifade edildi.
ABD'nin kararını "yasa dışı bir eylem ve korsanlık" olarak niteleyen Zülfikari, çarpıcı bir uyarıda bulundu. "Basra Körfezi ve Umman Denizi'ndeki İran limanları tehdit edilirse, bölgedeki hiçbir liman güvende olmaz" açıklamasını yaptı.
Bu gerilimli ortamda, bir başka gelişme de İngiltere Kralı 3. Charles'ın ABD ziyareti oldu. Trump, Kral 3. Charles ve Kraliçe Camilla'nın 27-30 Nisan tarihlerinde devlet ziyareti yapacaklarını duyurmuştu.
Bu ziyaret, 2007 yılında Kraliçe II. Elizabeth'in ziyaretinden bu yana bir ilk olma özelliği taşıyor. İki müttefik arasındaki bu kritik temas, mevcut diplomatik havayı da test edecek bir nitelikte.
Trump, abluka konusunda daha önce sosyal medyadan sert bir mesaj paylaşmıştı. Paylaşımında, abluka nedeniyle sıkıntı yaşayan ülkelere, “ABD'den jet yakıtı satın almalarını” ve “cesaret toplayıp Boğaz'a gidip almalarını” önermişti.
Ayrıca Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ı hedef alarak "Bir Winston Churchill değil" şeklinde eleştiride bulunmuştu. Bu açıklamalar, Londra-Washington hattında gerginliğe yol açmıştı.
Sizce İngiltere'nin ablukaya katılmama kararı, bölgedeki gerilimi azaltmada etkili olur mu?